KÜNYE
23. Ceza Dairesi 2016/6869 E., 2016/4656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2016
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dolandırıcılık suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23/1-2-3. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/2005 tarihli ve 2005/197 esas, 2005/117 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24.12.2015 gün ve 27060/85967 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/02/2016 gün ve 2015/428812 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteminde;
Dosya kapsamına göre, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1 ve 230. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi,
delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.
Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.' şeklindeki 231/11. maddesi nazara alındığında;
somut olayda denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında mahkemenin eski hükmün açıklanmasına karar vermesi gerekeceği ancak ortada usulüne uygun verilmiş bir hüküm bulunmadığı nazara alındığında, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2016/6869, K. 2016/4656, 14 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama