İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2011/1046 K.2012/371

Taraflar arasındaki birleşen sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde birleşen dosya davacısı...…

Esas2011/1046Karar2012/371Tarih25 Ocak 2012Okuma7 dk · 1.338 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2011/1046 E., 2012/371 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Ocak 2012
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.338 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki birleşen sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde birleşen dosya davacısı... vekili ile asıl ve birleşen dosyalar davalısı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Asıl dava davacısı vekili, borçlu tarafından devredilen taşınmazın satışından sonra sıra cetveli düzenlendiğini, bu taşınmaz hakkında açtıkları tasarrufun iptali davası sırasında 22.1.2003 günü ihtiyati haciz cümlesinden ihtiyati tedbir konulduğunu ve davanın kabul edildiğini, davalı ... tarafından da tasarrufun iptali davası açıldığını ve 20.2.2003 günü ihtiyati tedbir konulduğunu, söz konusu davanın da kabulle sonuçlandığını, adı geçen davalının, diğer davalı ... hakkında açtığı davada...’ın alacağının üçüncü kişilerden mal kaçırmak kasdı ile oluşturulduğu gerekçesi ile bu kişi lehine konulan haczin terkinine karar verildiğini,

her iki alacaklının alacaklarının muvazaaya dayandığını, davalıların alacaklarının muvazaaya dayandığını ve alacaklarının gerçekliğini ispatlamak yükü altında olduklarını, öte yandan davalı ...’ın açtığı dava sonunda diğer davalı ...’ın haczinin terkin edilmesine rağmen, bu haczin tarihinin davalı ...’ın haciz tarihi olarak gösterilmesinin de yasaya aykırı olduğunu, adı geçenin haczinin 20.1.2003 değil, 20.2.2003 tarihinde konulduğunu ileri sürerek,

davalı ...’ın birinci ve ikinci, davalı ...’ın beşinci sıradaki takip dosya alacaklarının muvazaalı olması nedeniyle sıra cetvelinden çıkartılmalarına, davalı ...’ın haciz tarihi itibariyle müvekkilinden sonra yer alması gerekmesi nedeniyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl dava davalısı ... vekili, davanın süresinde açılmadığını, muvazaaya dayanan davada, davacının nisbi karar ve ilam harcı yatırması gerektiğini, davacının alacağı

çeke dayalı olduğundan, altı aylık zamanaşımının dolduğunu, davacının elindeki aciz vesikasının, müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, İİK.’nun 101. maddesindeki hakların alacaklının şahsına bağlı olduğunu ve takip dosyasını temlik alan davacının hacze iştirak talep edemeyeceğini, davacının muvazaa iddiasını ispatlamak zorunda olduğunu, daha evvel bir çok taşınmaz satışı gerçekleşmesine rağmen, davacının bu iddiayı o satışlarda ileri sürmediğini, asıl muvazaanın davacı, dava dışı borçlu ve diğer davalı arasında, müvekkilinden mal kaçırmak maksadıyla yapıldığını ve müvekkilinin dava dışı borçluya borç para vererek, karşılığında bono aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Asıl dava davalısı ..., yanıt vermemiştir.

Birleşen dava davacısı vekili, davalılar ... ve ...’nın alacaklarının muvazaalı olduğunu, fazla faiz talep edildiğini, ayrıca bu davalılar lehine şerh edilen ihtiyati tedbirlerin hacze iştirak edemeyeceklerini, tasarrufun iptali davasının sadece davacı lehine sonuç doğuracağını ve açtıkları tasarrufun iptali davasının sonucunun sıra cetvelinde dikkate alınmadığını, ... vekilince açılan tasarrufun iptali davasında ihtiyati tedbirin 12.1.2007 günü ihtiyati hacze dönüştürüldüğünü, böyle bir dönüştürme işleminin yasal dayanağı bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin alacağının davalılara ayrılan paydan ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen dava davalısı ... vekili, davanın süresinde açılmadığını, muvazaaya dayanan davada, davacının nisbi karar ve ilam harcı yatırması gerektiğini, sıraya ilişkin şikayetlerin İcra Mahkemesi'nde ileri sürülebileceğini, davacının muvazaa iddiasını ispatlamak zorunda olduğunu, daha evvel bir çok taşınmaz satışı gerçekleşmesine rağmen, davacının bu iddiayı o satışlarda ileri sürmediğini, asıl muvazaanın davacı, dava dışı borçlu ve diğer davalı arasında, müvekkilinden mal kaçırmak maksadıyla yapıldığını ve müvekkilinin dava dışı borçluya borç para vererek, karşılığında bono aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Birleşen dosya davalısı ... vekili, takip dayanağı borç ilişkisinin dava dışı alacaklı .... ile borçlu... arasında gerçekleştiğini, müvekkilinin alacağı daha sonra temlik aldığını, borçlunun şikayeti üzerine tefecilik suçundan yargılanan müvekkilinin beraatine karar verildiğini, borçlunun zorla senet imzalatmak suçundan yaptığı başvuru sonunda da müvekkilinin beraat ettiğini, borçlunun aciz vesikasının geçersizliği iddiasıyla açtığı davanın da İcra Mahkemesi'nce reddedildiğini, alacağın muvazaalı olması ihtimalinde bu çekişmelerin yaşanmayacağını, temlik veren...’in borçluya nakten borç para verdiğini ve karşılığında bono aldığını savunarak, davanın reddini ve diğer dava ile birleştirme kararı verilmesini istemiştir.

Birleşen dosya davalısı ..., karşı davasında davacı ...’in, alacağının muvazaalı olduğunu ve takip dayanağı kıldığı çekin, altı aylık zamanaşımını doldurduğunu ileri sürerek, alacağının muvazaalı olduğunun kabulüne ve davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Karşı dava davalısı ... vekili, davanın yasal yedi günlük süreden sonra açıldığını, taraf olmadıkları bir dava ile birleştirmenin mümkün olmadığını, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talebinin ancak borçlu tarafından ileri sürülebileceğini savunarak, karşı davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı, davacı ve birleşen dosya davalısı ...’nın haciz tarihinin 20.1.2003, birleşen dosya davacısı ...’in haciz tarihinin 28.1.2003 ve asıl ve birleşen dosya davalısı ...’ın haciz tarihinin 22.9.2004 günü olduğunun tesbiti ile buna göre sıralama yapılmasını teminen, davacı ve birleşen dosya davalısı ...’nın davalı ... aleyhine açtığı davanın kabulüne, son sırada yer alan...hakkındaki davasının ise hukuki yarar yokluğundan reddi ile asıl dosya davacısı ...’nın alacağının,

sıra cetvelinde 1. ve 2. sırada yer alan ...’a ayrılan paydan ödenmesine, birleşen davanın kabulü ile birleşen dosya davacısı ...’in alacağının, 3. sırada yer alan ...’ya ayrılan paydan ödenmesine, birleşen dosya davalısı ...’ın alacağının sıra cetvelinde 3. ve 4. sırada ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, birleşen dosya davacısı ... vekili ile asıl ve birleşen dosyalar davalısı ... vekili temyiz etmiştir.

Sıra cetveli kesin hacizlerle, ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüştükleri tarihlere göre düzenlenir. Davanın tarafları borçlu ve üçüncü kişilerle, birbirleri aleyhine tasarrufun iptali davası açmışlar ve bu davalar sırasında, dosyaya ve tapu kaydına yansıdığı biçimiyle, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbirler koydurmuşlardır. İtirazlar hem sıralamanın yanlış yapıldığı ve hem de alacakların muvazaalı olduğu iddialarına dayalıdır. Bu durumda yapılması gereken iş, öncelikle sıraya yönelik itirazların giderilmesi ve oluşacak yeni sıralamada, kendisine pay verilmesi gerektiği anlaşılan alacaklıların alacaklarının gerçekliğinin araştırılması olmalıdır.

Davanın taraflarınca borçlu ve üçüncü kişiler aleyhine tasarrufun iptali davaları açılmış ve bu davalarda bedeli paylaşıma konu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbirler konulmuştur. İhtiyati tedbirler (konuldukları tarihte yürürlükte bulunan) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 101 vd. maddeleri uyarınca kural olarak aynı münazaalı olan, bir diğer ifade ile davacının üzerinde ayni hak iddia ettiği malların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi amacını güderler.

Bir alacağın güvence altına alınması için öngörülen geçici hukuki himaye yolu ise ihtiyati haciz olup, bununla mal üzerinde bir ayni hak iddiası ileri sürülmemekte, malın üçüncü kişiye devrine engel olunmamakta, bunun yerine alacağın o malın satış bedelinden karşılanması ve malın devri halinde haczin, devralana karşı da dermeyan edilebilmesi imkânı sağlanmaktadır. Tasarrufun iptali davasında da Yasa’nın öngördüğü yol, iptale tâbi tasarrufun konusunu teşkil eden mal üzerine ihtiyati haciz konulmasıdır (İİK.m.281/II ve 257 vd.).

Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle yapılması gereken iş, davanın taraflarınca açılan tasarrufun iptali davalarında tapu sicil müdürlüğüne yazılan yazıların ve dolayısıyla tapuya verilen tedbir şerhleri içeriklerinin, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 101 ve Türk Medeni Kanunu’nun 1010 uncu maddeleri uyarınca, taşınmazın devrini engelleme amacını güden ihtiyati tedbir mi, yoksa ihtiyati haciz mi olduğunun belirlenmesi olmalıdır. İhtiyati tedbirlerin sıra cetveline alınmayacağı tabiidir. İhtiyati hacizler ise tasarrufun iptali davasının karara bağlandığı tarihte kesinleşir ve bu tarihe göre, sıra cetvelinde yer alırlar, ayrıca İcra ve İflas Kanunu’nun 268 inci maddesi şartlarında, önceki hacizlere iştirak edebilirler.

Öte yandan, ihtiyati tedbirin sonradan ihtiyati hacze dönüştürülmesinde, ihtiyati tedbirin konulduğu önceki tarihin değil, ihtiyati haczin tapuya işlendiği tarihin dikkate alınması gerekir. Davalı ... aleyhine açtığı tasarrufun iptali davasını kazanan ...’ın alacaklı olduğu Kahramanmaraş 1. İcra Müdürlüğü'nün 2003/139 sayılı takip dosyasından konulan haciz yerine, ...’ın alacaklı olduğu Kahramanmaraş 2. İcra Müdürlüğü'nün 2003/127 sayılı takip dosyasından konulan haczin tarihinin yazılması doğru değildir.

Bu açıklamalar çerçevesinde, ihtiyati tedbirlerin sıradan çıkartılması ve ihtiyati hacizlerin durumuna göre sıralamanın belirlenmesinden sonra, muvazaaya yönelik iddiaların incelenmesine geçilmelidir. Sıralamada kendisine pay düşmeyen kimselere, muvazaa iddiasıyla dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.

Sıra cetveline, borçlu ile alacaklının anlaşarak, üçüncü kişilerden mal kaçırma kastı ile gerçekte mevcut olmayan bir alacağın oluşturulduğu iddiası ile itiraz edildiğinde, ispat yükü davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı, alacağının varlığını ve miktarını usulüne uygun delillerle ispatlamak zorundadır. Alacağın temliki halinde temlik edene karşı ileri sürülebilecek iddialar, temlik alana karşı da ileri sürülebileceği gibi, temlik alan da, temlik edenin dayandığı hukuki sebeplere dayanabilir. Davalı alacaklılar ve selefleri ile borçlu arasındaki delillerin değerlendirilmesi sonucunda, alacağın mevcut olmadığının anlaşılması halinde, davalıya sıra cetvelinde ayrılan payın, öncelikle davacının alacağının ödenmesine tahsisine (İİK.m.235’e kıyasen) karar verilmelidir.

Mahkemece, yukarıdaki hususlar değerlendirilmeden, eksik inceleme ile ve özellikle infazı kabil olmayacak şekilde, kendisine pay düşmeyeceği anlaşılan sıralardan tahsis yapılması şeklinde, (karar tarihinde yürürlükte bulunan) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 inci maddesine aykırı olarak tesis edilen kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle, birleşen dosya davacısı Halil Taşpınar vekili ile asıl ve birleşen dosyalar davalısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/1046, K. 2012/371, 25 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1046
Karar No
2012/371
Tarih
25 Ocak 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/1048 K.2012/237
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/1048 K.2012/808
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/1049 K.2012/238
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/1051 K.2012/169
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/1056 K.2012/792
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/1057 K.2012/791

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.