KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/2229 E., 2011/2181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının ve genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ihraç kararı yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve genel kurul kararının iptali yönünden davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifteki ortaklık hissesini ve kendisine isabet eden bağımsız bölümü 15.09.2006 tarihinde üçüncü kişi ...'ya devrettiğini ancak davalı kooperatif tarafından ...'nın üyelik başvurusu kabul edilmediği gibi müvekkilinin de 16.02.2007 tarihinde yönetim kurulu kararı ile parasal edimlerini yerine getirmediği gerekçesi ile üyelikten ihraç edildiğini, ihraca dayanak ikinci ihtarnamenin tebliğ edilmediğini, ihraç kararının usulsüz olduğunu, ayrıca üyeliği devam etmesine rağmen 11.03.2007 tarihli genel kurula çağrılmadığını ileri sürerek, üyelikten ihraç kararı ile 11.03.2007 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının parasal edimlerini yerine getirmediği için kooperatiften ihraç edildiğini, ihtarların usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihraca ilişkin ikinci ihtarnamenin davacıya tebliğ edilememesi sebebiyle ihraç kararının iptali gerektiği, ancak dava sırasında davacının hissesini devrettiği ... tarafından Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde kooperatif aleyhine üyeliğin tespiti için açılan davanın kabulüne ve davacıya ait hissenin ... adına tesciline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, böylelikle davacıya ait hissenin ...'ya geçmesi ile davacının ihracının iptaline yönelik talebinin konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına, genel kurul kararının iptali isteminin ise bir aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden,
Temyiz dilekçesi süresinde hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydettirilmediği görüldüğü gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK' nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir.
Temyiz defterine kayıt ettirilip harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, harca tabi olmasına rağmen harcı hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK` nun 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır.
Bu durumda somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, İBK' nın uygulanması gerektiğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir
2) Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilini temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/2229, K. 2011/2181, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama