İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2011/2708 K.2012/2545

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalılar ... Konut Yapı Kooperatifi ... ve ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün…

Esas2011/2708Karar2012/2545Tarih2 Nisan 2012Okuma6 dk · 1.240 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2011/2708 E., 2012/2545 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Nisan 2012
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.240 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalılar ... Konut Yapı Kooperatifi ... ve ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ..., ..., Tasfiye halinde ... Konut Yapı Kooperatifi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, kur'a sonucu ...

Mahallesi 16216 Ada, 2 parsel, 8 bağımsız bölüm nolu dairenin isabet ettiğini, daha sonra yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, ihraç süreci tamamlanmadan davalıların müvekkiline isabet eden daireyi muvazaalı olarak yakınlarına devrettiğini, halen dairenin davalılardan ... adına kayıtlı olduğunu, davalı tarafından verilen haksız ihraç kararının mahkeme kararı ile iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek,

dairenin muvazaalı olarak devredilmesi nedeniyle davalı ... adına olan kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, muvazaa iddiası kabul edilmediği takdirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL. tazminatın davalı kooperatif ve haksız eylemleri nedeniyle daireden mahrum kalınmasına neden olan kooperatif yöneticileri ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 23.11.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle de tapu iptal ve adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde toplam 100.000,00 TL'nin tazminini talep ve dava etmiştir.

Davalı kooperatif, ... ve ... vekili, davacının üyelik hissesini ...'den devraldığını, ...'in kooperatife 51.000,00 TL. sabit fiyatla üye kaydedildiği halde herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının da üyeliği aynı şartlarda devraldığını, ancak kooperatife ödemede bulunmadığını, ödeme yapar düşüncesiyle kur'aya tabi tutulduğunu, kur'ada kendisine isabet eden dairenin 12.000,00 TL. kat farkını da ödemediğini, üyelik bedeli ve kat farkını ödememesi nedeniyle ihraç edildiğini, ihraç kararının doğru olduğunu, ihraç kararından sonra kooperatifin ihtiyaç ve borçları nedeniyle boşta kalan dairenin satıldığını, muvaaza iddiasının doğru olmadığını,

davalılar ... ve ...'in kooperatif yöneticileri olduğunu, yaptıkları işlemlerden dolayı kooperatif tüzelkişiliğinin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı ...'dan 79.500,00 TL. bedelle satın aldığını, davacı ve davalıları tanımadığını, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, halen daire için çektiği krediyi ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatif yönetim kurulunun ... ile ...

51.000,00 TL. bedelle daire satışını görüştüğü ve bir daha inşaatla ilgili ödeme yapmama kaydıyla üyelik konusunda anlaştıklarını, davalı kooperatif yönetim kurulunun 10.03.2005 tarihli kararı ile ...nin üyeliğinin davacıya aynı şartlarla devrinin kabul edildiği, mevcut yönetim kurulu kararı ile davacının kooperatife herhangi bir borcunun kalmadığı,

buna karşın kooperatif yönetim kurulunun hukuka aykırı olarak davacının ihraç kararı kesinleşmeden kur'a çekimi sonucu davacıya isabet eden daireyi ...'ye devrettiği, bu kişinin de daireyi iyiniyetli davalı ...'a sattığı, davalı ..., iyiniyetli 3. kişi olduğundan taşınmazın tapusunun iptal edilerek davacı adına tescilinin mümkün olmadığı,

hukuka aykırı işlem yapan davalı kooperatif ve Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla T.T.K.'nun 336. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 100.000,00 TL'nin davalılardan kooperatif ile ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılardan kooperatif, ... ... ve ... ... vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalılardan Türkan bakımından tapu iptal ve tescil, temyize gelen diğer davalılar bakımından ise, tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalı kooperatifle yaptığı sözleşme nedeniyle borcu bulunmadığı kabul edilip, dava konusu dairenin dava tarihi itibariyle rayiç değerinin Türkan dışındaki davalılardan tahsiline karar vermiş ise de, yapılan inceleme yeterli değildir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98 nci maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken TTK.’nun 336 ncı maddesine göre, genel olarak yönetim kurulu üyeleri şirket adına yapmış oldukları sözleşme ve işlemlerden ötürü şahsen sorumlu değillerdir. Aynı maddede 5 bent halinde açıklanan durumlar, bu genel ilkenin istisnaları olarak gösterilmiştir.

Anılan istisnalardan olan 5 nci bent gereğince gerek kanunun, gerekse anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasten veya ihmal sonucu olarak yapmayan yönetim kurulu üyeleri aleyhine zarar gören ortak doğrudan dava açabilir. Ancak somut uyuşmazlık yönünden, kooperatif yöneticilerine karşı böyle bir tazminat davası açılabilmesi için, davacı ortağın öncelikle kooperatiften daire veya tazminat alma olanağının kalmadığının sabit hale gelmesi gerekmektedir.

Kooperatife karşı böyle bir talep hakkı bulunduğu sürece yöneticilere karşı henüz dava açma hakkı doğmayacaktır.

Davacı, ancak alacağını kooperatiften tahsil edemezse, o zaman yöneticilerin sorumluluğundan bahsedilebileceğinden davalılardan ... ve ... bakımından bu ilkeler gözetilmeden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de, aynı davalılar ... ve ... hakkında mevcut ceza davası bulunduğu gözetilerek, ceza dosyasının da getirilip değerlendirilmesi gerekirken, bu yönden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.

Davalılardan kooperatif vekilinin temyizine gelince; mahkemece bu davalı bakımından yapılan inceleme de yeterli değildir.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. madde hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olduklarından, yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği taktirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunmak zorundadır. Bu nedenle, sabit ve peşin aidat ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın, (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder.

Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de, kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğuna engel değildir. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe 1163 sayılı yasanın 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağın farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz.

Öte yandan, kendisine konut teslim edilemeyen kooperatif ortağının tazminat talep hakkı vardır. Bu tazminatın hesaplanma şekli, Dairemizin yerleşik uygulamasında aşağıdaki gibi formüle edilmiştir:

1) Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.

2) Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.

3) Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettiği ortaya çıkarılmalıdır.

4) Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.

5)Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı

bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (4) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talep miktarı aşılmadan) bu miktara hükmedilecektir.

Somut olayda, mahkemece davacının veya davacı üyeliği devir almış ise devredenin yukarıdaki ilke ve açıklamalar çerçevesinde peşin ödemeli ortak olup olmadığı üzerinde durularak, peşin ödemeli ortak olduğu ve yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğinin belirlenmesi durumunda dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi; davacının peşin üyeli ortak olmamasına rağmen normal ödemesini yapıp bir konut sahibi olan ortak kadar aynı miktarda ödeme yapmış olması durumunun tespiti halinde de yine dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi;

davacının peşin ödemeli ortak olmadığı ve ödemelerinin de tam olmadığının tespiti durumunda ise yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan formül gereğince tazminat hesabı yaptırılmak suretiyle varılacak sonuca göre davalılardan kooperatif hakkındaki tazminat isteminin karara bağlanması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan tasfiye halinde ... Konut Yapı kooperatifi, ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, bu davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/2708, K. 2012/2545, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/2708
Karar No
2012/2545
Tarih
2 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/2709 K.2012/5573
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/2709 K.2012/7277
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/2710 K.2012/5096
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/2710 K.2012/6292
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/2710 K.2012/7278
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/2710 K.2012/6064

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.