KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/3017 E., 2012/1188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ... ve birleşen dava davacıları vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı ..., davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 1999 yılında 30,00 TL'lık kredi aldığını, borcunun halen devam ettiğini, davalının kendisinden toplam 662,06 TL istediğini, ancak borcunun 30,00 TL ve işleyen faizi olduğunu ileri sürerek, 320,20 TL. lik kısım yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davanın davacısı..., davalı kooperatifin ortağı olduğunu, kredi olarak aldığı paraları ödediğini, kooperatife borcu olmadığını ileri sürerek, 3.843,93 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davada, davacıların kooperatif ortağı olduğunu, kooperatife borçlarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'nin eli ürünü olan senetlerden dolayı dava tarihi itibariyle toplam 1.048,00 TL; birleşen davada davacıların murisi...'un ise eli ürünü olan senetlerden dolayı 1.932,00 TL borçlu oldukları gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davacıların davalıya dava tarihi itibariyle 1932,93 TL borcu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, birleşen dava davacıları ile davacı ... temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen dava davacıları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı ...'ın temyizine gelince; 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2010 yılı için 1.430,00 TL’dir.
Dava dilekçesinde, 320,20 TL borçlu olunmadığının tespiti istenilmiş olup, mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/3017, K. 2012/1188, 20 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama