KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/3369 E., 2012/1612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı aleyhine işyeri tahsisi ve kira kaybının tazmini amacıyla açtıkları davada, mahkemece 28. blok 12 nolu dairenin müvekkiline tahsisine ve 01.01.2000 tarihine kadar olan kira kaybının tahsiline karar verildiğini, ancak söz konusu işyerinin 15.09.2003 tarihinde fiilen teslim edildiğini ileri sürerek, 01.01.2000 tarihinden 15.09.2003 tarihine kadar 10.000,00 TL kira kaybının avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 12.348,67 TL' ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, işyerinin 15.05.2003 tarihinde teslim edildiğini, istenen faiz miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 01.01.2000 ile 15.09.2003 tarihleri arasında meydana gelen kira kaybı ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte toplam 12.348,67 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Dairemizce de benimsenen Hukuk Genel Kurulu`nun 3.7.2002 gün 2002/9-564 Esas 2002/572 Karar sayılı içtihadında, ödeme günü yasa yada sözleşme ile kararlaştırılmayan, borçlunun alacaklının ihtari ile temürrüde düştüğü alacaklarda ıslah yoluyla arttırılan miktara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütüleceği düzenlenmiştir. Somut olayda mahkemece alacağın tamamı için faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi kabul edilmişse de, bu kabul doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gereksinim göstermediğinden hükmün, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/3369, K. 2012/1612, 2 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama