KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/3451 E., 2012/957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının kooperatif üyesi olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, hakkında başlatılan takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının takibe kısmi itirazda bulunduğunu, yanlızca benim bu kadar borcum yoktur ibaresini kullandığını, kısmi itirazda, itiraz edilen miktarın ayrıca ve açıkça belirtilmesi gerektiğini, belirtilmez ise itirazın geçerli olmayacağını, hiç itiraz etmemiş sayılacağını,hüküm ifade etmeyeceğini, davacının takipte belirtilen miktar tutarınca sorumlu olduğunu, ödeme emrinde belirtilen miktarın aylık ödenecek aidat tutarlarının toplanması suretiyle borç miktarı olarak yansıtıldığını ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davayı kabul etmediğini, halen ...Sitesi Yapı Kooperatifi'nde bulunan dükkanı işlettiğini, iki sene önce aidatlar nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, borcun 980,00 TL gösterildiğini, itirazı üzerine takibin durduğunu, ancak hakkında dava açılmadığını, yaklaşık 4 yıldır kooperatife üyelik aidatını ödemediğini, üyelik aidatının 20-25 TL olduğunu, hesaplandığında davaya konu edilen miktar kadar borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu, aidat borcundan dolayı hakkında başlatılan takibe " benim bu kadar borcum yoktur.Bu gelen ödeme emri faizi ile birlikte bu kadar olmuştur" şeklinde kısmi itirazda bulunduğu, itiraz ettiği borcun miktarını açık ve net olarak belirtmediği, likit borçlara ilişkin kısmi itirazda itiraz edilen borç miktarının açıkça bildirilmesinin zorunlu olduğu, bu nedenle mahkemece itirazın geçerli görülmediği, yani hiç itiraz edilmemiş sayılıp yok hükmünde kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile ...
İcra Müdürlüğü'nün 2010/856 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, itiraza konu borcun zaman ve miktar itibariyle açıkça belirtilmediğinden icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen üye hakkında başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece, davalının takibe kısmi itirazda bulunduğu, itiraz edilen borç miktarının açık ve net olarak belirtilmediği, itirazın geçerli olmadığı, yok hükmünde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'nun 62/4 maddesince, borcun bir kısmına itiraz eden borçlu, itiraz ettiği borç miktarını, itirazında ayrıca ve açıkça belirtmek zorunda olup, belirtmemişse, hiç itiraz etmemiş sayılır.Her ne kadar mahkemenin gereçesi yerinde ise de bu gerekçeye göre, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/3451, K. 2012/957, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama