KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/3458 E., 2012/2780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalı aleyhine, genel kurulda karara bağlanmış olan aidat ve üyeliğine tekabül eden elektrik borcunun tahsili için icra takibine girişildiğini, davalının haksız olarak icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkili olmadığını, dava devam ederken; üyelikten ihracına karar verildiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini red kararı verilmez ise ihraca ilişkin dava sonucunun beklenilmesi gerektiğini, ihraca dayanak teşkil eden ihtarnamelerdeki miktarlar kadar borçlu olunmadığının tespiti ve konutun teslim edilmemesi nedeniyle 20.000,00 TL bedelli alacak davasının kooperatif aleyhine açıldığını, her iki davanın birleştirilmesini ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalı hakkındaki üyelikten ihraç kararının kesinleşmediğinden davalının hak ve yükümlüklerinin devam ettiğini, konutun davalıya eksik teslim edilme savunmasının bu davada dinlenemeyeceği, icra takibi kapsamında talep edilen miktarın doğru olduğu, yetki itirazının yerinde olmadığı, davalının borcunu ödediğini ispat edememesi ve alacağın da likit olması gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve asıl alacağın % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle işbu itirazın iptali davasının, davalının davacı aleyhine açmış olduğu ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/48 esas sayılı alacak ve menfi tespit davasından daha önce açılmış olması nedeniyle, davalının davaya konu dönemlerle ilgili olarak kooperatife borcunun olup olmayacağının bu davada tartışılabilecek olmasına, davalı vekilinin her iki dava dosyasının birleştirme talebinin kabul edilmemesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, üyelikten ihraç kararının kesinleşinceye kadar üyenin hak ve yükümlüklerinin devam edecek olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/3458, K. 2012/2780, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama