KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/3678 E., 2012/1306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K ARAR -
Davacı vekili, kooperatifin alınan kararlarla aidat ve sair ödemelerin belirlenmesine rağmen, kooperatiften daire teslim alan davalının 2008 yılı Ekim, Kasım, Aralık ve 2009 yılı Ocak ayı aidatlarını ödemediğinden hakkında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının 1.480,00 TL alacak ve 24,46 TL %10 gecikme faizi olmak üzere toplam 1.504,46TL davalıdan alacağı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin 1.504,46 TL üzerinden devamına, fazla talebin reddi ile asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-HMK'nun 297/2 ve 298/2 (HUMK'nun 388-389) maddeleri gereğince gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Somut olayda, tefhim edilen kısa kararda icra inkar tazminatına hükmedilmediği halde gerekçeli kararda hükmedilmesi ile, kısa ve gerekçeli kararda çelişki oluştuğundan mahkemece 10.04.1992 gün ve 1997/7 esas 1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde bu kısa kararla bağlı kalınmadan yeni bir kısa ve buna uygun gerekçeli karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre,davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/3678, K. 2012/1306, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama