KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2011/4877 E., 2012/2949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının aidat bedelleri ve gecikme faizlerine ilişkin borcunu zamanında ödememesi üzerine başlatılan icra takibinin, davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatife üye olmadığını, daire sahiplerinin oluru ile oluşturulmuş bir site yönetiminin bulunmadığını, kooperatiften hiç bir yarar görmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre; kooperatifin, sitenin yönetimini üstlenerek bir takım hizmetler verdiği, davalının kooperatif üyesi olmamasına rağmen verilen hizmetlerden kat maliki olarak yararlandığı ve hizmetlerin bedelini ödemeyerek sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle, itirazın kısmen iptaline, 205,92 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi yönünden takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 8. maddesinde, sulh hukuk mahkemesinin hangi davalara bakacağı açıkça düzenlenmiş, kooperatif hukuku ile ilgili uyuşmazlıktan doğan davalar bu maddede sayılmamıştır.
Somut olayda, davalının, davacı kooperatife üye olmadığı yönündeki savunması ile üyeliği tartışmalı hale gelmiş, mahkemece, davalının kooperatif üyesi olmadığı kabul edilerek, vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme hükümleri dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının kooperatif üyeliğinin tartışıldığı bu dava, salt malvarlığına ilişkin bir dava olarak nitelendirilemez. Buna göre, mahkemece, davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiğinin kabulü ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasana girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2) Bozma nedenine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2011/4877, K. 2012/2949, 18 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama