İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/1119 K.2012/3462

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz…

Esas2012/1119Karar2012/3462Tarih15 Mayıs 2012Okuma5 dk · 916 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2012/1119 E., 2012/3462 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2012
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

916 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin evsel ve endüstriyel alanda atık su arıtma faaliyeti yürüttüğünü, kooperatif üyesi olan davalı şirketin, almış olduğu bu hizmetin bedelinin tahsili amacıyla hakkında başlatılan icra takibine, haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda, davacı tarafın kestiği faturalara yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, bu nedenle faturaların tek başına borç doğuran belge niteliğinde olmadıklarını, kooperatif üyelerinin parasal yükümlülüklerinin ancak genel kurul kararıyla belirlenebileceğini, bu konuda usulüne uygun olarak alınmış bir genel kurul kararı olmadığını ve talep edilen faizin hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin atık sularının davacı kooperatif tarafından arıtıldığı, kooperatifin 02.06.2007 tarihli genel kurulunda işletme bedelleri ve ödenme usulünün belirlendiği, davalı şirket tarafından bildirilen atık su miktarına göre davalı şirketin kooperatife 47.566,41 TL borçlu bulunduğu, genel kurulda faiz miktarının karalaştırıldığı, bu nedenle temerrüt için ayrıca ihtara gerek olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların kabülüne, iptal edilen kısımlar yönünden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında da değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.

Öyle ki, İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.

HUMK' nun 381. maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasanın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması

suretiyle olur. HUMK' nun 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Yine aynı Kanun' un 389. maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Aynı maddenin son fıkrası gereğince zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür.

Bu gibi hallerde, HUMK' nun 388. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur.

Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratıp " hüküm "le amaçlanan kamu düzeni ve barışını sağlama hedefine ulaşmayı engelleyecek; yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HUMK' nun yukarda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum ortaya çıkaracaktır.

Hal böyle olunca, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki uyumluluğun doğrudan kamu düzenini ilgilendirdiği açık ve gözetilmesi de yasa ile hakime yüklenmiş bir görevdir.

Temyize konu birleştirilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/247 esas sayılı davasında, kısa kararda, (C) bendinin (c) alt bendinde “davanın kabulü ile ...

9. İcra Müdürlüğünün 2007/11692 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, 9.858,99 TL asıl alacak ile asıl alacağa 05.10.2007 takip tarihinden tahsil gününe kadar yürütülecek değişen oranlarda avans faizi, 5,00 TL matbu evrak gideri, icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte sınırlı olarak iptaline ve hüküm altına alınan alacak miktarının %40'ı üzerinden hesaplanan 3.943,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine” şeklinde karar verildiği halde, gerekçeli kararda adı geçen dava ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmamış olması, yukarıda açıklandığı üzere;

kısa kararla gerekçeli kararın birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup, kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2) Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.05.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Mahkemece, kısa kararda, birleştirilen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2008/247 esas sayılı dosyasına konu icra dosyalarından ... 9. İcra Müdürlüğünün 2007/11692 sayılı icra dosyası ile ilgili hüküm kurulduğu halde, gerekçeli kararda bu icra dosyası ile ilgili her hangi bir hükme yer verilmemiştir.

Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, davacı vekili 25.02.2010 tarihli temyize cevap dilkçesinde, hükümün onanmasına karar verilmesini istemiştir.

Gerekçeli kararın kısa karara aykırı olması bozma sebebidir. Ancak davacı kendisine tebliğ edilen ve aleyhine bulunan gerekçeli kararı temyiz etmemiş, böylece davalı yararına usüli kazanılmış hak doğmuştur. Kısa karar lehine, ancak gerekçeli karar aleyhine olan davacı gerekçeli kararı temyiz etmediğinden gerekçeli karar kesinleşmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/1119, K. 2012/3462, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. -k A R A R-
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/1119
Karar No
2012/3462
Tarih
15 Mayıs 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2012/1119 K.2012/1054
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/1119 K.2012/4263
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2012/1119 K.2012/17008
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2012/1120 K.2012/8244
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/1120 K.2012/3531
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/1120 K.2012/3460

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.