KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/2262 E., 2012/3804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı, üyesi olduğu davalı kooperatifin 2003 yılından 2007 ye kadar 5 yıl genel kurul toplantısı yapmaması nedeniyle münfesih duruma düştüğünü, 29/06/2008 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının ortakların adreslerinin yenilenmemesi nedeniyle çoğunluğuna tebligat yapılmaksızın gerçekleştirildiğini, kooperatifin yasaya göre tutması gereken defterleri tutulmadığını, en son 2002 yılı genel kurulunun 27.04.2003 tarihinde yapıldığını, bu genel kurulda 2 yıl süreyle seçilen yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev süresinin 26.04.2005' te dolması nedeniyle bu tarihten sonraki tüm işlemlerin yok hükmünde olduğunu,
kooperatifin kayıtlı adresinde faaliyet göstermediğini, kooperatifin usulüne uygun seçilen yönetim ve denetim kurulunun bulunmadığını, genel kurul çağrısı yapan kişilerin kooperatif yönetim kurulu üyesi olmadıklarını ileri sürerek, 29.06.2008 tarihli genel kurulun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının 10.06.2003 tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, istifasının yönetim kurulunun 30.06.2003 tarih 2003/7 sayılı kararı ile kabul edilerek üyelikten çıkarıldığını, genel kurula bu nedenle davet edilmediğini, kooperatif üyesi olmayan davacının genel kurul kararının iptali istemi ile dava açamayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının üyelik tespiti için açmış olduğu aynı mahkemenin 2009/55 Esas 2010/313 Karar sayılı dosyasında, mahkemece davacının kooperatif üyeliğinden istifa ettiği, kooperatif yönetim kurulunun 30.06.2003 tarih 2003/7 nolu kararı ile istifanın kabul edildiği, bu nedenle davacının davalı kooperatifin ortağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın Dairemizce onandığı ve fakat henüz kesinleşmediği,
her ne kadar karar kesinleşmemiş ise de, davacının dava açmakta sıfatının ve hukuki yararının bulunup bulunmadığının resen değerlendirilmesi gerektiği, adı geçen dosyadaki kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı, davacının kooperatiften istifa etmesi ve yönetim kurulunca istifanın kabul edilmesi nedeniyle kooperatif üyesi olmadığı gerekçesiyle, davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53'üncü maddesinde kimlerin iptal davası açabileceği düzenlenmiştir. Ortaklık sıfatı, ortağın açacağı iptal davasının dinlenebilmesi koşuludur.
Somut olayda, davacı tarafından istifasının geçerli olmadığı ve üyeliğinin tespitine dair başka bir dava açıldığı ve mahkemece davanın reddine dair verilen kararın henüz kesinleşmediği, dolayısıyla davacının üyelik durumunun tartışmalı olduğu anlaşılmıştır. Davacının davasının dinlenebilmesi ortaklığının bulunup bulunmadığı noktasında çözümleneceğinden üyelik tespitine ilişkin davanın kesinleşmesinin beklenmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/2262, K. 2012/3804, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama