İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/2965 K.2012/5417

Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak…

Esas2012/2965Karar2012/5417Tarih25 Eylül 2012Okuma5 dk · 1.025 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2012/2965 E., 2012/5417 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Eylül 2012
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.025 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Vek.Av. ... gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, asıl davada, davalıya tahsis edilen 6331 ada 12 parsel 1 numaralı bağımsız bölümün, kooperatif borçlarından ötürü satılması nedeniyle davalı tarafından konutun rayiç değeri hesaplanarak müvekkili hakkında 22.07.2005 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalının böyle bir takip başlatabilmesi için konut edinemeyen kooperatif üyesinin Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda hak edeceği tazminatın hesaplanması gerektiğini, doğrudan doğruya konutun rayiç değerinin istenemeyeceğini, ayrıca takip tarihi itibariyle aidat borcu bulunan davalının böyle bir talepte bulunamayacağını, diğer yandan,

davalının takip tarihinden sonra 12.08.2005 tarihinde kooperatif üyeliğinnden istifa ettiğini, bu nedenle sadece ödediği aidatları talep edebilecek olan davalının konut tahsisi veya bedelinin tazminini isteyemeyeceğini, takip tarihi itibariyle davalının muaccel alacağının bulunmadığını, davalının bir alacağının bulunması halinde de dava konusu üyelik ile yine istifa ederek ayrıldığı 6332 ada 2 parsel 2 numaralı konuta dair üyelikten kaynaklanan borçlarıyla takas edilmesinin icap ettiğini, reeskont faizi istenmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek,

müvekkilinin, takip nedeniyle 140.475,00 TL borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, birleşen davada ise talebin hangi üyeliğe ilişkin olduğunun ve aidat alacağı ile eksik imalat nedeniyle istenen bedelin açıklattırılması gerektiğini, imalat bedelinden kaynaklanan talebin zamanaşımına uğradığını, istifa eden davalının dava dışı konutu iade etmemesi nedeniyle aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, bu itibarla davalı-karşı davacının alacağı varsa kooperatif alacağı ile mahsup edileceğini savunarak, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, asıl davada, müvekkiline ait 6331 ada 12 parsel 1 numaralı bağımsız bölümün kooperatif borçlarından ötürü icra marifetiyle satıldığını, satışın yapıldığı takibin, ödeme emrinin usulsüz tebliği nedeniyle kesinleşmediğini, üçüncü kişilerden borç

Alınmasının yasal olmadığını, müvekkiline zarar verme kastıyla hareket edildiğini, bu nedenle tazminat hakkı doğduğunu, müvekkilinin kooperatife borcu bulunmadığını, üyelikten ayrılması nedeniyle de borçlu olmasına olanak bulunmadığını, taleplerinin kooperatifin eyleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğunu, kooperatife yaptıkları ödemelerin iadesini talep etmediklerini savunmuş, birleşen davada ise konutların üyelere eksik olarak teslim edildiğini, tüm ince işlerin müvekkili tarafından yapıldığını ileri sürerek, asıl davanın reddine, davacının en az % 40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, birleşen davada çıkma payı alacağı ve imalat bedeli olarak şimdilik 55.000,00 TL'nin reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu bağımsız bölümün kaba inşaat haricindeki imalatlarının davalı-karşı davacı tarafından yapıldığı, davalı-karşı davacının istifa ettiği yıl bilançosundaki genel giderlerin düşülmesinden sonra 10.396,90 TL çıkma payı alacağının bulunduğu,

istifa tarihinden itibaren 4 yıl 11 ay 28 gün geçmesi nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı-karşı davacının harcadığı 36.177,90 TL imalat bedelinin mahsubu ile davacı-karşı davalının takip nedeniyle 103.822,10 TL borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı isteminin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 10.396,90 TL aidat alacağının davalıdan tahsiline, her iki davada fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine;

2) Asıl dava, menfi tespit, birleşen dava çıkma payı alacağı ile eksik imalat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Kural olarak, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 10. maddesinde düzenlenen istifa, ortaklıktan çıkma anlamına gelir ve ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil, ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi ile hüküm ifade eder aksi halde ortağın, ortaklıktan kaynaklanan tüm hak ve yükümlülükleri devam edecektir.

Menfi tespit davasına konu icra takibinin başlatıldığı tarihte davacının kooperatif üyesi olduğu, takip tarihinden sonra 12.08.2005 tarihinde davalının kooperatif ortaklığından istifa ettiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Takip tarihinden sonra kooperatif ortaklığından istifa eden davalının takibe konu alacağına ilişkin menfi tespit davasında yukarıda belirtilen ilke çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekirken bu ilkenin göz ardı edilmesi ve kararın asıl dava yönünden yukarıda belirtilen ilkeler kapsamında yeterli gerekçe içermemesi yerinde değildir.

Öte yandan, Birleşen davada, çıkma payı alacağı ve eksik imalat bedeli olarak 55.000,00 TL talep edilmekte ise de her bir talep için hangi miktar talep edildiği birleşen dosya davacısına açıklattırılmamıştır. 6100 sayılı HMK'nun 31'nci maddesinde "Hakimin davayı aydınlatma ödevi" başlığı altında "Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." hükmü ile karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 75/2 maddesinde "Ancak müphem ve mütenakız gördüğü iddia veya sebepler hakkında izahat isteyebilir, hakim

davanın her safhasında iki tarafın iddiaları hududu dahilinde olmak üzere kendilerini istima ve lazım olan delillerin ibraz ve ikamesini emredebilir." ifadesine yer verilmiştir. Bu durumda, temyiz incelemesi tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nun 31'nci maddesi çerçevesinde birleşen dosya davacısına, talebi açıklattırılmalı ve yapılacak açıklama kapsamında yargılamaya devam edilerek delillerin toplanması gerekmektedir.

Bunun yanı sıra, Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve sunulan raporlara taraflarca itiraz edildiği halde itirazları karşılayacak şekilde yeni bir rapor alınmadığı gibi yeni rapor alınmamasının gerekçesi de açıklanmamıştır.

Bu durumda, davacı koperatifin genel kurul tutanakları, defter ve belgelerinin celbedilmesi, kooperatif hesapları ile ortaklar tarafından ödeme yapılan varsa diğer hesapların incelenmesi, yapılan ödemelerin hangi üyeliğe ilişkin olduğunun tespit edilmesi, birleşen dosya davacısının yaptığını iddia ettiği imalatlar tesbit edilerek her bir imalatın değerinin ayrı ayrı belirlenmesi, özetle, tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak içerikte, açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.

3)Bozma nedenine, bozma sonrasında mahkemece yeni bir hüküm kurulacağına göre, taraf vekillerinin hüküm fıkrasının tereddüt oluşturduğuna, hüküm kurulurken davaların birbirine karıştırıldığına ve vekalet ücretine dair diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, taraflar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde iadelesine, 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı birleşen davada davacıdan alınarak asıl davada davacı birleşen davada davalıya ödenmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/2965, K. 2012/5417, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/2965
Karar No
2012/5417
Tarih
25 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/2966 K.2012/22774
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2012/2966 K.2012/18593
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/2966 K.2012/5099
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2012/2967 K.2012/22530
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/2967 K.2012/9379
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2012/2967 K.2012/5027

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.