KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/3045 E., 2012/5985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- 1-... 2-... 3-... Vekilleri Av. ... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... 9- ...10-... Vek. Av. ... 11-.... 12-... 13-... 14-... 15-... Vekilleri Av. ... 16-... 17-... 18-... 19-... 20-... 21-... Vek.Av. ... 22-... 23-... Vek.Av. ... 24-... 25-... 26-... 27-... 28-... 29-... 30-... 31-... 32-... 33-... 34-... 35-... 36-... 37-... 38-... 39-... 40-... 41-... 42-... 43-...
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
44-...
Taraflar arasındaki tazminat, tapu iptali ve tescil davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davaların reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... gelmiş, davalılar ..., .. ... ve ...'e çıkarılan tebligatların bila tebliğ iade edildiği ve davalı ... adına çıkarılan tebligatın ise henüz dönmemiş olduğu görülmüş olup, davacının murafaa talebinden vazgeçmesi üzerine incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilip ve temyiz dilekçesinin de süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı, davalılarla aralarında... 14 parselde kain taşınmazla ilgili 05.12.1995 tarihinde %73'ünü kapsayan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, kalan kısmıyla ilgili de arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını ve taşınmazın bir kısmını da diğer paydaşlardan satın aldığını, 05.12.1995'ten itibaren tevhit işlemlerini de yapıp 12.11.1997'de inşaat ruhsatını aldıklarını, sonrasında A ve B blokların inşasına devam ettiğini ve bir kısım bağımsız bölümlerini de kendisinden daire alan 3. kişilere sattığını, ancak davalıların kendisine düşen bağımsız bölümlerin tapusunu vermeyerek kendisini zarara uğrattıklarını, açtıkları izale-i şûyuu davası sonucu ... dosyasında ortaklığın giderilmesi kararı verildiğini,
.../...
S.2
akdin ifasının bu nedenle imkansız hale geldiğini, ayrıca davalıların inşaatların da bedelini tahsil etmeye çalıştığını ileri sürerek, öncelikle A ve B blokların kat irtifaklarının kurularak kendi adına ve bağımsız bölümleri kendisinden satın alan 3. kişiler adına tescilini, ayrıca geç tapu verme sebebiyle uğradığı zararların da tahsilini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekili davanın reddini istemiş; diğer davalılar yargılamaya katılmamışlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı ile taşınmazda %77,4 paya sahip davalılar arasında 05.12.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, diğer hisseleri ise kısmen davacının satın aldığı ve kısmen diğer paydaşlarla ilave sözleşmeler imzaladığı, sözleşmenin de henüz feshedilmediği, her ne kadar davacı, ... dosyada verilen izale-i şûyuu kararının fesih anlamına geldiğini bildirse de bunun gerçek bir fesih anlamına gelmediği,
sözleşmeye göre inşaatların tamamlanması ve teslimi üzerine davacı yüklenicinin sözleşmeye göre hakettiği bağımsız bölümlerin kat irtifakının kurulmasını ve tescilini isteyebileceği, davacı yüklenicinin dava tarihi itibariyle inşaatların yaklaşık 1/3'ünü tamamladığı, ancak D bloğun yapımının imkansız hale geldiği, tüm bu hususları basiretli bir tacir olarak dikkate alması gereği karşısında davacının kusurlu olduğu, inşaatın seviyesi itibariyle tescil talebinin yerinde olmayıp, tazminat talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/3045, K. 2012/5985, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama