KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/3819 E., 2012/4969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının, 06.07.2008 ve 08.11.2009 tarihli genel kurullarda kararlaştırılan aidat ödemelerini yerine getirmemesi sebebiyle girişilen takibin, haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalının takip tarihi itibariyle davalıdan 19.740,00 TL aidat, aylık % 3 üzerinden hesaplanan 4.122,84 TL işlemiş faiz borcu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptaline, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı ortak aleyhine, davacı kooperatifçe girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu aidat alacağı ve faiz oranları genel kurul kararlarına dayanmakta olup, miktarı bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece, dava konusu alacağın bu niteliğine göre, davacı yararına İİK 67/2. maddesi uyarınca icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, icra inkar tazminat isteminin reddi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/3819, K. 2012/4969, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama