KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2012/5054 E., 2012/7250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin borçlu ...'dan alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 12.İcra Müdürlüğü'nün 2006/5913 sayılı dosyası ile takip başlattığını, borçlunun adına kayıtlı taşınmazı muvazaalı olarak kardeşi ...'a devrettiğini, tasarrufun iptali istemiyle açtıkları davanın kabul edildiğini,.....r'un da kendisini muvazaalı olarak davalıya borçlandırdığını, davalının ...'dan gerçek bir alacağının bulunmadığını, alacağın dayanağının bono olduğunu, bononun tek başına alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığını ileri sürerek, Dursunbey İcra Müdürlüğü'nün 2006/658 sayılı dosyasından düzenlenen 02.04.2007 tarihli sıra cetvelinin iptaline, davalının sıra cetvelinden çıkartılmasına ve müvekkilinin birinci sırada yer aldığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair kararın Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 16.06.2010 gün ve 2010/4531-7592 esas ve karar sayılı ilamı ile "davacı yanca açılan tasarrufun iptali davasına ilişkin dosya celbi ile davacının hangi oranda payı iptal ettirdiği ve bunun dağıtıma konu hissenin tamamını karşılayıp karşılamadığı üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği" belirtilerek bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının bonoya dayandığı, bononun tek başına alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığı,
satışı iptal edilen taşınmazın satış bedeli olan 4.645,43 TL tutarındaki meblağın davacının alacağını karşılamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, sıra cetvelinde davalıya ayrılan paydan öncelikle davacı alacağının ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/5054, K. 2012/7250, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama