İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/7228 K.2013/7226

Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2013/7228Karar2013/7226Tarih19 Kasım 2013Okuma6 dk · 1.190 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2013/7228 E., 2013/7226 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Kasım 2013
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.190 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Şikayetçi vekili, borçlunun bankadaki parasının haczi sonrası ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/3849 Esas sayılı dosyası üzerinden düzenlenen 10.05.2012 tarihli sıra cetvelinde, birinci sırada pay ayrılan şikayet olunan ...'ın haczinin düştüğünü, ikinci ve üçüncü sırada pay ayrılan şikayet olunan vergi dairelerinin ilk hacze iştirak şartları bulunmadığını, bütün paranın ilk sırada müvekkiline ödenmesi gerekirken anılan sıra cetvelinin hatalı düzenlendiğini ileri sürerek, iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir.

Şikayet olunan vekilleri ayrı ayrı, şikayetin reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; takip dosyasında yapılan sıra cetveline ilişkin işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığı ve sıra cetvelinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.

1-Şikayet ve karar tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 297/1-c maddesi uyarınca, hükmün tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerekir.

Kararlarda bulunması gereken gerekçeler sayesinde taraflar, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK'nın 428. maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilecektir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.

Açıklanmaya çalışıldığı üzere, mahkemece, tarafların tüm delillerinin açıkça değerlendirilerek davanın hangi gerekçeyle reddedildiğinin karara yansıtılması gerekirken, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edecektir.

YHGK'nın 07.12.2011 tarih 15-708 E, 737 K sayılı ilamında açıklandığı üzere; gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re'sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede

açıklar (Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usûl Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK'na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472). Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usûl Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK'na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472).

Öte yandan, sıra cetveline yönelik şikayetlerde İcra Mahkemesi'nin, şikayetin kabulüne karar vermesi gerektiği taktirde, gerekçede düzenlenecek yeni sıra cetvelinde sıra cetvelinin hangi ilkelere göre düzenleneceğini belirlemesi, diğer anlatımla alacaklıların ne miktar için hangi sıralarda yer alması gerektiğini saptaması, hukuka uygun olmayan kısımları gerekçede göstermesi, bu çerçevede işlem yapılması için icra müdürüne talimat vermesi (İİK. m.17/1.) gerektiğinden, hüküm fıkrasında sıra cetvelinin iptaline karar vermekle yetinmesi gerekir. Şikayetin reddine karar vermesi gerektiğinde ise, gerekçede şikayet nedenlerini tartışması, sıra cetvelinin sıra yönünden doğru olduğunu gerekçelendirmesi gerekir.

Somut olayda, mahkemece, gerekçe bölümünde iddia ve savunmalar, tartışılıp değerlendirilmeden, sadece özetleri yapıldıktan sonra son paragrafta, somut kanıt ve dayanakları açıklanmadan sıra cetvelinde bir usulsüzlük bulunmadığı belirtilerek, şikayetin reddine karar verilmiş olup, anılan ilkelere uygun bir gerekçe içermeyen hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma nedenine göre; şikayetçi vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

3-Kabule göre, şikayet, sıra cetvelindeki sıraya ilişkindir. 6183 sayılı Kanun'un 21/1 maddesi "Üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden evvel o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulursa bu alacak da hacze iştirak eder ve aralarında satış bedeli garameten taksim olunur..." hükmünü içermektedir.

6183 sayılı Kanun'un 21/1. maddesinde satıştan söz edildiği ve paranın satışının mümkün olmadığı düşünülebilirse de, para hacizlerinde satış tarihi, paranın dosyaya girdiği tarihtir. Para ve alacak hacizlerine ilişkin işlemler, kural olarak İİK'nın 88. maddesi hükmü uyarınca menkul mal hükümlerine göre yapılır. Borçluya ait nakit parayla karşılaşan icra memuru, İİK'nın 88. maddesi hükmü çerçevesinde bu parayı haczedebilir.

Üçüncü kişinin elindeki bir paranın İİK’nın 89. maddesine göre değil de, taşınır hacizlerine ilişkin 88. maddesine göre haczedilmesinde, tıpkı taşınırlarda olduğu gibi, paranın somut olarak üçüncü kişi elinde mevcut olması gerekir. Henüz mevcut olmayan bir paranın taşınır hükümlerine göre haczine yasal olanak bulunmamaktadır.

Üçüncü şahıstaki mevcut para alacağının da İİK'nın 110. madde hükmüne kıyasen hacizden itibaren bir yıllık süre içerisinde icra dosyasına celbinin istenmesi gerekir. Aksi halde haciz düşer ( Satış talebi, para hacizlerinde dosyaya celbinin istenmesi suretiyle yapılır.)

Somut olayda, şikayetçinin alacaklı olduğu ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2008/5108 E. sayılı dosyasında alacaklının 03.07.2008 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 04.07.2008 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, alacaklının Ziraat Bankası ... Şubesi'ne yazılan müzekkere ile borçlunun şube nezdindeki paralarına 04.07.2008 tarihi itibariyle ihtiyati haciz şerhi işlendiği, şikayetçinin 04.07.2008 tarihli bu ihtiyati haczinin 10 günlük ödeme süresinin dolduğu 15.07.2008 tarihinde kesinleştiği, bankaca

bu tarihte borçlu hesaplarında 215,60 TL ve 466,22 TL olduğunun bildirildiği, alacaklının talebi üzerine 06.11.2009 tarihli müzekkere ile borçlunun bankadaki paraları üzerine 2. kez haciz konulmasına karar verildiği, bankanın 18.11.2009 tarihli yazısı ile borçlunun hesabındaki 43.032,00 TL'ye haciz işlemi uygulandığının bildirildiği, alacaklı tarafından bu paranın 22.03.2010 tarihinde celbinin istendiği ve bu paranın 08.08.2011 tarihinde dosyaya girdiği anlaşılmıştır.

Şikayet olunanın ...'ın alacaklı olduğu ... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/3849 E. sayılı dosyasında ise, alacaklı tarafından 04.06.2008 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 16.06.2008 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, alacaklı tarafından Ziraat Bankası ...

Şubesi'ne yazılan 04.06.2008 tarihli müzekkere ile karşılıksız çıkan çekten dolayı bankanın sorumlu olduğu 435.00 TL'nin istendiği, bu yazıda herhangi bir haciz talebi bulunmamasına rağmen bankaca borçlu hesabına haciz şerhi işlendiği, alacaklı tarafından 03.02.2010 tarihinde, bloke konulan paranın dosyaya celbinin istendiği, paranın 29.02.2012 tarihinde icra dosyasına gönderildiği ve bu dosyada sıra cetveli düzenlendiği anlaşılmıştır. Şikayet olunan ...'ın alacaklı olduğu ...

3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/3849 E. sayılı dosyasında borçlunun bankadaki paraları ile ilgili usulüne uygun haciz talebi olmadığı gibi, bankaca haciz talebi olarak kabul edilerek kayıtlara 02.07.2008 tarihinde haciz olarak işlenen kayıttan itibaren İİK'nun 106. maddesindeki 1 yıllık süre içerisinde paranın dosyaya celbinin istenmemiş olduğu anlaşıldığından sıra cetvelinin düzenlendiği tarih itibariyle usulüne uygun haczinin bulunduğundan söz edilemez.

Şikayetçinin 15.07.2008 tarihinde kesinleşen ilk haczi 1 yıllık süre içerisinde paranın dosyaya celbi istenmediğinden düşmüş ise de, 06.11.2009 tarihli müzekkere ile İİK'nun 88. maddesine uygun olarak talep ettiği ve hesapta bulunan para üzerine konulan 18.11.2009 tarihli haczi süresinde paranın dosyaya celbinin istenmesi nedeniyle ayaktadır.

Şikayet olunan vergi dairelerinin ise bankadaki paranın süresinde dosyaya celbinin istenmesi üzerine bu dosyaya gönderilme tarihi olan 08.08.2011'den önce haciz koydukları anlaşıldığından 6183 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi uyarınca ilk haciz olan şikayetçinin haczine iştirak koşulları gerçekleşmiştir.

Mahkemece, şikayetçinin haczinin ilk haciz olduğunun kabulü ile şikayet olunan vergi dairelerinin hacizlerinin bu hacze iştiraklerini sağlayacak şekilde şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle şikayetçi vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/7228, K. 2013/7226, 19 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/7228
Karar No
2013/7226
Tarih
19 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/7230 K.2013/21314
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/7231 K.2013/10867
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/7231 K.2013/27247
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/7234 K.2013/10531
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2013/7236 K.2013/10865
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/7238 K.2013/12210

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.