KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2013/8697 E., 2014/1732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2014
- Mahkemesi
- Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/06/2013
- Numarası
- 2008/144-2013/289
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinin 19.04.2006 tarihinde belediyeden ihale ile satın aldıkları taşınmazın davalı kooperatif adına yolsuz tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 20.000,00 TL'nin davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davalı kooperatifin 27.12.2009 tarihinde tüzel kişiliğinin sona erdiği, kooperatifin ihyası için açılan davanın reddine karar verildiği, sonradan dahili davalı yolu taraf teşkilinin sağlanamayacağı, ayrıca esastan da davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin olup, sicilden terkin edilen davalı kooperatifin ihyası için açılan davanın davacılar vekilinin talebi doğrultusunda reddedildiği, eldeki davanın görülebilmesi için husumetin kooperatife yöneltilmesi gerektiği, ayrıca dahili davalı yoluyla taraf teşkili sağlanamayacağı gerekçesiyle mahkemece davanın usulden reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Fakat, dava usulden reddedilmiş olmasına karşın işin esasına ilişkin değerlendirme yapılarak davanın esastan da reddi gerektiği sonucuna varılmış olması doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK'nın 438/son maddesi gereğince açıklanan değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/8697, K. 2014/1732, 10 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama