İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/9219 K.2014/3132

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya…

Esas2013/9219Karar2014/3132Tarih22 Nisan 2014Okuma6 dk · 1.180 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2013/9219 E., 2014/3132 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Nisan 2014
Mahkemesi
İstanbul 41. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
09/07/2013
Numarası
2011/42-2013/169
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.180 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif yönetim kurulunun 08.05.2005 tarihli kararıyla üyeliğe kabul edildiğini ve aynı kararla 14 no'lu dairenin kendisine tahsis edildiğini, davacının, kendi imkânları ile dairesini tamamladığını ve kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirdiği halde dairenin proje harici yapıldığı gerekçesiyle tapuya tescil edilmediğini ileri sürerek, dairenin müvekkili adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde rayiç bedeli olan 20.000,00 TL'nin, ıslah dilekçesiyle toplam 60.000,00 TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, genel kurul kararına istinaden 14 numaralı kapıcı dairesinin davacıya tahsis edildiğini, tahsis sırasında dairenin bağımsız bölüm tapusu olmadığının davacı tarafından bilindiğini, daireyi kiraya veren davacının elde ettiği kira gelirlerinin istenen bedelden mahsubu gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; kooperatif üyeliğine kabul edilen davacıya tahsis edilen 14 numaralı dairenin kapıcı dairesi olup, binanın ortak kullanım alanlarından olduğundan tapuya tescil edilemeyeceği gerekçesiyle, davacının bu daireyi kooperatife iade etmesi karşılığında rayiç bedeli olan 60.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2) Mahkemece, daire tapusu verilmeyen üyenin dairenin rayiç bedelinin tahsiline hükmedilmiştir.

Konut yapı kooperatifleri aidat ödeme yükümlüğünü yerine getiren ortaklarına kullanılabilir durumdaki bir daire tahsisle yükümlüdür. Kooperatif anasözleşmesinin 62. maddesi uyarınca, konutlar maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kur'a ile dağıtılır. Konutların anasözleşmenin 59/2. maddesine göre ortaklara dağıtılması halinde kur’aya başvurulmaz.

Bu durumda, bir konutun ortağa tahsis edildiğinden söz edilebilmesi için ya kur’a sonucu konutun tahsis edilmiş olması veya konutların genel kurulca belirlenecek esaslar dahilinde ortaklara dağıtılmış olması ve genel kurulun bu dağıtımı açık veya zımni olarak onaylaması gerekir. Anlatılan ilkeler dışında, yönetim kurulu genel kurulun kararı veya onayı olmaksızın bir konutun belli bir ortağa tahsisine karar veremez.

Kooperatifçe bir dairenin geçerli bir tahsis işlemiyle bir ortağa tahsisi halinde, tahsis edilen ortağın rızası olmaksızın, ortaklığı devam ettiği sürece konutun başka bir ortağa tahsisi mümkün değildir. Kooperatif tarafından taşınmazın ortağa tahsisi, mülkiyeti geçiren bir işlem olmayıp, kooperatifle olan iç ilişkide bir hak bahşeden ve koşulları oluştuğunda kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunma hakkı yanında ortağa, tahsis hakkına karşı yapılan haksız saldırılarda üçüncü kişilere karşı müdahalenin men'i ve ecrimisil davası açmaya izin veren şahsi bir hak sağlar.

Davalı vekili, yasal süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde, davacının dairenin kendisine teslim edildiği tarihten itibaren kiraya vererek kira geliri elde ettiği gerekçesiyle kira geliri (ecrimisil)'nin mahsubunu istemiş, 01.11.2011 tarihli dilekçesiyle de mahsubu istenilen ecrimisil bedelini 27.720.00 TL olarak açıklamıştır.

Mahkemece, 16.02.2012 tarihli duruşmada, davalı yanın takas talebinin cevap süresi içerisinde yapılmadığı ve 23.06.2011 havale tarihli replik dilekçesinde davacı vekilinin, davalının cevap dilekçesinin süresinde verilmediğini belirterek, bu talebin reddini talep ettiği gerekçesiyle davalının savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğundan bahisle takas talebinin reddine karar verilmiştir.

Takas ve mahsup talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak ta ileri sürülmesi mümkündür. İlke olarak, takas def'i de diğer def'iler gibi cevap dilekçesinde süresinde ileri sürülmelidir. 10 günlük cevap süresinde ileri sürülmediği takdirde savunmanın genişletilmesi yasağı ile karşılaşabilir.

Ancak, süresinde yapılmayan takas def'ine, HMK'nın açıkça muvafakat öngören 141/2. maddesinin yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce hemen karşı konulmadığı takdirde zımni olarak savunmanın genişletilmesine rıza gösterilmiş sayılır. Takas ve mahsup birbirinden farklı kavramlardır. Mahsupta, birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak mevcut olmayıp, alacak miktarından belli olgular dolayısıyla indirme talebi bulunmaktadır.

Alacaktan indirilecek olan meblağ bir karşı alacak değildir. Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Mahsup itirazının karşı dava olarak ileri sürülmesine gerek olmadığı gibi, ayrı bir davada istenmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır. Takasta ise, birbirinden bütünüyle ayrı ve bağımsız, karşılıklı iki alacak (borç) vardır.

Ayrıca takas edilecek alacakların muaccel, dava edilebilir olması ve takas hakkının kanunla veya tarafların yapmış olduğu sözleşmeyle ortadan kaldırılmamış olması gerekir. Bu alacak sahiplerinden her biri takas ileri sürebileceği gibi, bu yola gitmeksizin alacaklarını ayrıca da isteyebilirler. Takas savunmasında bulunan taraf hem kendi alacağı, hem de kendi alacaklısının alacağını ortadan kaldırmakla, her iki alacak üzerinde de etkin olur.

Bu niteliği ile takas bir inşai haktır. Mahsup ise bir inşai hak ya da def'i olmayıp, bir itirazdır. (YHGK'nın 24.05.1950 gün ve 74 E, 31 K sayılı ilamı bu yöndedir.) Örnek vermek gerekir ise, bir alacak davasında, davalı kendisinin de bir başka ilişkiden dolayı alacaklı olduğunu savunuyorsa bu bir takas savunmasıdır.

Buna karşın, haksız mal edinme iddiasına dayalı bir geri alma davasında, davalı indirimi gerekli bir kısım giderleri olduğunu, ya da TBK'nın 227/2. ve 475/2. maddelerinde olduğu gibi, bir indirim yapılması gereğini savunursa, yapılması gereken iş mahsuptur.

Somut olayda, davalı tarafın, rayiç bedeli istenilen dairenin kiraya verilmesinden dolayı davacının ecrimisil (kira geliri) elde ettiğine yönelik bu savunması mahsup itirazı niteliğinde olup, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden, mahkemece de kendiliğinden araştırılması zorunludur. (YHGK'nın 05.07.1976 tarih ve 234 E, 320 K sayılı; 07.06.1074 tarih ve 737 E, 658 K sayılı ilamları bu yöndedir.)

Mahkemece, davacının yönetim kurulu kararıyla kendisine tahsis edilen daireyi kiraya vermesinin haksız işgal niteliğinde olmadığı, kooperatifçe yapılan tahsis ile başlayan tasarruf hakkına dayalı bir hak olduğu gerekçesiyle, davalının mahsup talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde usuli sebeplerle reddi doğru olmamış ise de, mahsup itirazının reddi sonucu itibariyle doğru olmuştur.

Öte yandan, HMK'nın "hükmün kapsamı" başlıklı 297/1-ç maddesine göre hüküm, varsa kanun yolları ve süresini kapsamalıdır. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40/2. maddesi de “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve merciilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. Mahkemece, anılan hükümlere uygun olarak kanun yolları ve süresinin belirtilmesi zorunludur.

6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesinin 1. bendinde " Bölge Adliye Mahkemeleri'nin 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmüne yer verilmiştir.

Bu durumda mahkemece, hüküm fıkrasının son bendinde, 1086 sayılı HUMK'nın 432/1. maddesine uygun olarak temyiz süresinin 15 gün olarak yazılması gerekirken, 6100 sayılı HMK'nın henüz yürürlüğe girmeyen istinaf başvuru süresine ilişkin HMK'nın 345. maddesine göre iki hafta yasa yolu süresi verilmesi doğru olmamıştır.

Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın, HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve hüküm bölümünün son bendindeki yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilmesi suretiyle hükmün onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın gerekçesi değiştirilerek ve '' HÜKÜM'' bölümünün son paragrafında yer alan "iki hafta içinde yasa yolu" ibaresi hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine "15 gün içinde Yargıtay'a temyiz başvuru yolu" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/9219, K. 2014/3132, 22 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9219
Karar No
2014/3132
Tarih
22 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/9220 K.2014/6894
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/9220 K.2014/8866
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/9221 K.2014/6065
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/9221 K.2014/3244
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/9222 K.2014/6888
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2013/9223 K.2014/12144

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.