KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/10082 E., 2015/5657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 04/03/2014
- Numarası
- 2013/435-2014/76
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında aktedilen hizmet sözleşmesi dönemi içerisinde 5510 sayılı Kanun'un 81/1. maddesinin yürürlükte kaldığı tarihler ile sınırlı olmak üzere müvekkili şirketin aylık hak edişlerinden haksız yere kesilen tutarın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla kesinti tarihlerinden itibaren uygulanacak kademeli avans faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, dava konusu ihalenin müvekkili şirketin kamu tüzel kişiliğine haiz olduğu dönemde yapıldığını, 31.05.2010 tarihinde imzalanan hisse satış sözleşmesi ile müvekkili şirketin özelleştirildiğini, hak edişlerden hazine tarafından karşılanan prim tutarı kesilmesi uygulamasının Kamu İhale Genel Tebliğinde yer alan düzenlemeye dayandığından adli yargının görevli olmadığını, davacı yüklenicinin hak ediş raporlarını itirazsız imzaladığını, ödeme tarihlerine göre bir yıllık zamanaşımı sürelerinin de dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının sözleşme gereğince düzenlenen kesin hak edişlerine itiraz etmeyerek içeriğini kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.03.2013 tarih ve 2012/10341 Esas, 2013/4150 Karar sayılı ilamıyla bozulması üzerine, mahkemece davalının dayandığı Kamu İhale Kurumu'nun 25.10.2008 tarihli tebliğin geçici 1. maddesine göre tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki ihalelerin ilan edildiği tarihte yürürlükte olan tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılacağının belirtildiği,
Hazine tarafından karşılanan prim tutarının daha önceki şartnamelerde yazılı eski yasaya göre yapılmış düzenlemelere dayanılarak hak ediş kesintisi yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl ve birleşen dava davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/10082, K. 2015/5657, 7 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama