KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/10491 E., 2015/6314 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Karşıyaka(Kapatılan) 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/07/2014
- Numarası
- 2013/216-2014/237
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davaların reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen davada davalı vekili avukat Ferda Çalğın gelmiş olup, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili asıl davada, müvekkili kooperatifin ortağı olan davalının aidat ve faiz borcunu ödememesi üzerine 43.904,23 TL aidat ve 40.079,18 TL işlemiş faiz borcunun tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının 42.950,00 TL asıl aidat dışındaki kısma vaki itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itiraz etmediği 42.950,00 TL’yi 02.10.2007 tarihinde ödediğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/221 Esas sayılı dosyasında, 2.737,00 TL asıl ve 1.743,35 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 4.475,35 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/366 Esas sayılı dosyasında, 1.385,00 TL asıl ve 511,32 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 1.896,32 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı asıl davaya cevabında, asıl davanın reddini istemiş, birleşen davalarda davalı vekili, müvekkilinin davacıdan şerefiye alacağı bulunduğundan takas mahsup hükümlerinin uygulanmasını gerektiğini savunarak, birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 22.05.2012 tarih ve 2012/1120 E., 3531 K. sayılı ilamıyla, diğer temyiz itirazları reddedilerek, asıl davada talep aşılması suretiyle hüküm tesisi, birleşen davalarda takas mahsup isteminin değerlendirilmemesi ve asıl davada davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmemesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davada davacı asıl borcunun 954,23 TL, işlemiş faiz borcunun 20.244,95 TL olduğu,
birleşen davalarda ise, davalının şerefiye alacağının bulunduğu, bunların mahsubu halinde davacının davalara dayanak takiplere konu borcunun bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile takibin 21.199,18 TL üzerinden devamına, bu meblağın 954,23 TL'sine takip tarihinden itibaren yasal faizin % 100 fazlasını aşmamak koşulu ile kooperatif genel kurulunca belirlenen faiz yürütülerek devamına, % 40 icra inkar tazminatına, birleşen davaların ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/10491, K. 2015/6314, 6 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama