KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/10497 E., 2015/6090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2015
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/06/2014
- Numarası
- 2012/7-2014/271
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat Veysel Angın gelmiş olup, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin ruhsata aykırı inşaat yaptığını ve süresinde teslim etmediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshini, davalıya projeye aykırılıkların giderilmesi için verilecek sürede aykırılıkları gidermesi halinde dava açılmasına davacılar sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, sözleşmede belirlenen sürenin dolmadığını, imar tadilatı nedeniyle inşaatın durdurulduğunu, projye aykırılıkların giderilmesi için davalının çalışma yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından,sözleşmede belirlenen süreye, inşaatın yapıldığı parselin önündeki fiili yol düzenlemesi nedeniyle inşaatın durdurulma süresi eklendiğinde, teslimi gereken sürenin dava tarihi itibariyle dolmadığı, projeye aykırılıkların ek süreye gerek kalmadan giderilebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Mahkemece, davanın sözleşme ve dosya kapsamına göre, henüz inşaatın teslimi gereken süre dolmadan yani erken açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, davacılar yararına ise dava değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 114. maddesinde dava şartları açıkça sayılmıştır. Dava şartlarından biri bulunmadan açılan dava, esası hakkında inceleme yapılmadan, dava şartı yokluğundan (usulden) reddedilir.Dava konusuna ilişkin dava şartlarından birisi de aynı maddenin “h” bendi gereğince hukuki yarar bulunmasıdır. Hukuki yarar dava açıldığı anda var olmalıdır; ileride ortaya çıkacak yarar, dava açılması için yeterli değildir.Bu nedenle henüz muaccel olmayan alacak için dava açılamaz, açıldığı takdirde dava hukuki yarar bulunmadığından dava şartı yokluğundan (usulden) reddedilir. (HGK 19.02.2014 tarih, 2013/19-587 Esas ve 2014/25 Karar sayılı ilamı ).
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, mahkemece davanın reddi isabetli ise de verilen karar, hukuki niteliği itibariyle usul yönünden red kararıdır.Zira, mevcut davanın dinlenebilmesi için gerekli olan hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu durumda, 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi yerine esastan red kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre de, davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken doğrudan nisbi vekalet ücreti verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkeme kararının izah edilen sebeplerle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 438/son maddesi gereğince değiştirilen bu gerekçeyle ve HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca da vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/10497, K. 2015/6090, 29 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama