İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/1770 K.2014/6968

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2014/1770Karar2014/6968Tarih5 Kasım 2014Okuma5 dk · 1.019 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/1770 E., 2014/6968 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2014
Mahkemesi
Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
21/10/2013
Numarası
2011/883-2013/843
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.019 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı yüklenici H..

K.. ile diğer davalılar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca inşa edilecek binadan bir adet bağımsız bölümü yükleniciden haricen satın alan müvekkilinin bir takım masraflar yaparak daireyi kullanmaya başladığını, ancak daha sonra davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak feshedilmiş olması nedeniyle tapu talebinde bulunamadığından, ödemiş olduğu bedelin tahsili amacıyla davalı H..

K.. hakkında icra takibi başlattığını, kesinleşen icra takibinde borçlu H.. K..'ın diğer davalılardan olan alacağını talep edebilmek için İİK'nın 94. maddesi gereğince yetki belgesi alındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı H..

K..'ın diğer davalılardan yapılan inşaat nedeniyle doğan alacağının icra dosyasındaki alacak nisbetinde tahsili için 10.000,00 TL 'nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Bir kısım davalılar vekili, davacının yaklaşık 12 yıldır taşınmazı kullandığını, davacının davalı H.. K.. ile anlaşarak kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını, davacının varsa alacağını H.. K..'dan talep etmesi gerektiğini, davacının İİK'nın 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi göndermesi gerekirken bu davayı açmasında hukuki menfaati olmadığını, inşa edilen binalar imara ve inşaat tekniğine aykırı olması nedeniyle yıkılacağından müvekkillerinin herhangi bir zenginleşmesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı H. Y., arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşa ettiği binaların değeri kadar diğer davalılardan alacaklı bulunduğunu, davalıların bu dairelerin bir kısmını satarak zenginleştiğini, aralarındaki alacak borç ilişkisinin tasfiye edilmediğini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkşi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 10/a maddesinde "yapımcı firma 9. maddede sözü edilen daire teslim sürelerine ve kira tazminatlarına uymak zorundadır, 20. ayın sonunda teslim edeceği daireler ve kira tazminatları 30. ayın sonuna gelindiği halde hala teslim edilmemiş ve kira tazminatları ödenmemiş ise toprak sahipleri mukaveleyi tek taraflı olarak fesih edebilirler.

Bu fesihten dolayı yapımcı firma hiçbir hak talep edemez" hükmünün yer aldığı, davacının talep edebileceği hakkın ancak davalı H.

K. talep edebileceği hak ile sınırlı olduğu, davalı Hilmi'nin ise sözleşmenin fesih edilmesi durumunda sözleşmedeki açık hüküm gereğince hiçbir hak talep edemeyeceği, ayrıca, inşa edilen blokların bir kısmının, beton basınç değerleri düşük seviyede çıktığından yıkılmaları gerektiği, güçlendirmeler yapılsa dahi beton değerlerinin kabul edilebilir seviyenin altında olduğu, inşa edilen bu yapılar nedeniyle arsa sahiplerinin zenginleşmiş oldukları söylenemeyeceğinden, yüklenici ile aralarındaki alacak borç ilişkisinin tasfiye edilip edilmediğinin de araştırılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-İİK'nın 94/2 maddesi, "Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya gemi siciline tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer aynı hakların borçlu namına tescili alacaklı Tarafından istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi takip edebileceğini tapu veya gemi sicili dairesine ve icabında mahkemeye bildirir." hükmünü içermektedir.

İcra Müdürlüğü'nce, davacıya İİK'nın 94. maddesi uyarınca borçlunun iktisap ettiği ve henüz tescil ettirmediği mülkiyet veya diğer hakların borçlu namına tescili veya bu nedenle doğan alacağın tahsili için dava açmak üzere İİK'nın 94. maddesi uyarınca yetki verilmiş, davacı vekilince de bu yetkiye dayanılarak, işbu dava açılmıştır.

İİK'nın 94. maddesinin, sadece borçlu namına tescil talepleri yönünden uygulanması mümkün olup, icra müdürlüğünce bu maddeye dayalı olarak alacak davası açmak üzere yetki verilmesi usulsüz olmuştur. Somut olayda, İİK'nın 120. maddesinin koşulları da bulunmamaktadır. HMK'nın 114/1-e maddesindeki dava takip yetkisi, davada taraf olan kişinin o davayı kendi adına yürütebilme ve talep sonucu hakkında kendi adına hüküm alabilme yetkisidir (HMK md. 53).

Sözü edilen kurum, şeklî taraf kuramının kabulünün sonucu olarak ortaya çıkmış ve sözü edilen kuramı tamamlamak amacıyla geliştirilmiştir. Davayı takip yetkisi, maddi hukuktaki tasarruf yetkisinin usul hukundaki karşılığını oluşturur. Ayrıca, bu kavram, davada taraf olmadığı hâlde kanun gereği taraf gibi davranmakla görevli kılınmış olanların hukukî konumlarının açıklanmasında başvurulan bir kavram konumundadır.

Kural olarak taraf ehliyeti ve dava ehliyeti bulunan kişinin dava takip yetkisi vardır. Ancak bazı istisnai durumlarda davada taraf olarak gösterilen kişinin taraf ve dava ehliyeti olmasına rağmen dava takip yetkisi olmayabilir. Örn: Hakkında iflas kararı verilen kişinin taraf olduğu hukuki davalarda da istisnai durumlar dışında davayı takip yetkisi iflas idaresine aittir.

Öte yandan, Kanun koyucu çeşitli düzenlemelerle hukuki ilişkinin tarafı olmayan üçüncü kişilere davayı takip yetkisi tanımıştır. Hakka yabancı bir kişinin, dava takip yetkisi ile donatılmasına hukukumuzdan pek çok örnek verilebilir: İcra ve iflas hukukunda, alacaklı, borçlunun henüz tapuya tescil ettirmediği bir taşınmazını borçlu adına tescil ettirmek için icra dairesinden dava açma yetkisi verilmesini isteyebilir.

İcra dairesi uygun bulursa alacaklıya dava takip yetkisi verilmiş olur (İİK m.94/2). Borçlunun üçüncü bir kişideki alacağını haczettiren alacaklı, bu alacağı tahsil için dava açabilir. İcra dairesinin, burada da alacaklıya vereceği belge üzerine alacaklı, dava takip edebilecektir (İİK m. 120). Bu da dava takip yetkisi sayesinde mümkün olmaktadır. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/ Özekes,

Muhammet, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümleri'ne Göre Medeni Usul Hukuku, 12. Baskı, s. 210)

Bu durumda, aynı davalılar aleyhine, başka bir 3. kişinin aynı mahkemeye açtığı dava sonunda verilen ret kararının düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemizin 27.02.2014 tarih ve 2013/7652 E., 2014/1425 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, mahkemece İİK'nın 94. maddesine dayalı olarak alınan yetki ile alacak davası açılamayacağı, davacının böyle bir alacak davasını takip yetkisi bulunmadığı,

dava takip yetkisinin dava şartı olduğu gerekçesiyle HMK 'nın 114/1-e ve 115/2 . maddeleri hükümleri uyarınca davanın usulden reddi gerekirken, esasa girilerek yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün, HUMK'nın 438/son maddesi gereğince gerekçesinin değiştirilmesi ve hüküm fıkrasının 1. bendindeki yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilmesi suretiyle onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan "davanın" ibaresinden sonra " HMK'nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/1770, K. 2014/6968, 5 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/1770
Karar No
2014/6968
Tarih
5 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/1771 K.2014/2169
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2014/1771 K.2014/20881
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/1772 K.2014/2170
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2014/1773 K.2014/2171
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/1774 K.2014/7262
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2014/1775 K.2014/12044

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.