İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/1824 K.2014/6255

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2014/1824Karar2014/6255Tarih14 Ekim 2014Okuma4 dk · 796 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/1824 E., 2014/6255 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2014
Mahkemesi
Gaziantep(Kapatılan) 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
10/09/2013
Numarası
2013/40-2013/35
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

796 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, Gaziantep 8. İcra Müdürlüğü'nün 2009/7460 E. sayılı dosyasında düzenlenen 12.09.2011 tarihli sıra cetvelinde pay ayrılan davalının alacağının her zaman düzenlenmesi mümkün olan bonoya dayandığını, borçlunun icra dairesine gelerek borcu kabul edip takibi kesinleştirmesinin alacağın muvazaalı olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, davalının sıra cetvelinden çıkartılarak payının müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı borçlu arasında alım satım sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı için yapılan protokol gereği iki adet bono düzenlendiğini, bono bedellerinin ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, alacağın muvazaalı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen en son tarihli bilirkişi raporuna göre, dava dışı borçlu ile davalı arasındaki protokolün her zaman düzenlenebilecek bir belge olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı, icra dosyasında borçlunun bizzat gelerek borcu kabul etmesi ve davalının borçluya ait araçtaki ilk sırada bulunan haczi kaldırması dikkate alındığında davalı alacağının muvazaalı olduğu kanaatine ulaşıldığı, muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraz davasında, ispat yükü kendisine düşen davalının, alacağının muvazaalı olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraza ilişkindir.

Muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında iddia, kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir.

Diğer anlatımla, muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı olduğu ileri sürülen alacağın, kendisinden mal kaçırıldığı iddia edilen alacaktan daha sonra veya yakın tarihlerde doğmuş olması gerekir. Daha önce doğan alacağın daha sonra doğan alacak için muvazaa oluşturamayacağı gözetilmelidir.

Takip işlemlerinin hızlandırılması, İİK’nın 20. maddesi uyarınca sürelerden feragat ve haczin borçlunun beyanı üzerine konulması, tek başına muvazaayı gösteren vakıalar değildir. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlamalıdır.

Her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bono, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir. Senetler, faturalar ve çekler ancak tarafları ve onların cüz'i ve külli halefleri yönünden kesin delil niteliğinde olup, temel ilişkinin ve kambiyo ilişkisinin dışında kalan davacı üçüncü kişi bakımından bu nitelikte bir ispat vasıtası olarak kabul edilemez.

Öte yandan, alacağın miktarına göre diğer tarafın açık muvafakatı bulunmadığı sürece tanık dinlenemez ve tanık beyanına dayalı olarak hüküm kurulamaz. Davalı alacaklının savunma ve delilleri çerçevesinde alacağın gerçek olup olmadığının tartışılması, davalı ile borçlu arasındaki hukuki ilişkinin ve davalının alacağının doğum tarihinin değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Somut olayda, davacının alacaklı olduğu İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2009/14961 Esas sayılı 12.12.2008 tanzim, 20.03.2009 vade tarihli 300.000.00 TL bedelli bir adet bonoya dayalı olarak 09.04.2009 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatıldığı; davalının alacaklı olduğu Gaziantep 8. İcra Müdürlüğü'nün 2009/7460 Esas sayılı dosyasında ise, davalı alacaklının 05.12.2008 tanzim, 05.01.2009 vade tarihli 260.000.00 TL bedelli ve 05.12.2008 tanzim, 05.02.2009 vade tarihli 220.000.00 TL bedelli toplam iki adet bonoya dayalı olarak 11.03.2009 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe başladığı,

ödeme emrinin borçlulara 12.03.2009 tarihinde tebliği üzerine borçlu şirketi temsilen kendisine asaleten Ahmet Hayta'nın 16.03.2009 tarihinde İcra Müdürlüğü'ne gelerek borca ve takibe itirazı olmadığını bildirdiği, mal beyanında bulunması üzerine borçlu şirketin menkul ve gayrımenkullerine 16.03.2009 tarihinde haciz konulduğu sıra cetveline dayanak gayrımenkuller için satış avansı yatırılarak 03.03.2011 tarihinde satış talep edildiği ve 15.08.2011 tarihinde yapılan ihalenin kesinleşmesi üzerine 12.09.2011 tarihinde sıra cetveli tanzim edildiği anlaşılmaktadır.

Diğer anlatımla, davalı alacaklının icra takibinin dayanağı senetlerin tanzim ve vade tarihi ile takip tarihi, davacı alacaklının dayandığı senetlerin tanzim ve vade tarihi ile takip tarihinden öncedir.

Alıcı davalıya satım sözleşmesi uyarınca mal teslimi yapılmaması üzerine satıcı borçlu tarafından 05.12.2008 tarihli protokol uyarınca teslim edilen bonolar, takibin dayanağı olup, bu protokolün dava tarihinde yürürlükte olan HUMK'nın 299. maddesine göre en son düzenlenebileceği tarih, davalının başlattığı takibin tarihi olan 11.03.2009 olduğundan, bu tarihin davacının takip tarihinden önce olması sebebiyle, davalının alacağının gerçek bir alacak olduğu kabul edilmelidir.

Bu durumda mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı olarak muvazaa şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/1824, K. 2014/6255, 14 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/1824
Karar No
2014/6255
Tarih
14 Ekim 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2014/1825 K.2014/5571
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/1825 K.2014/19638
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/1826 K.2014/6335
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/1828 K.2014/31448
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/1829 K.2014/28064
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2014/1829 K.2014/4334

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.