KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/2076 E., 2014/4761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 27/12/2013
- Numarası
- 2011/699-2013/675
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. F. S.. ile davalı vekili Av. A. Ö..'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşmesi gereğince, davalı yüklenicinin, süresinde edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, sözleşmelerin feshi, davalıya sözleşme gereğince devredilen hissenin tapusunun iptali ile davacı adına tescilini ve uğradığı müspet ve menfi zararlarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme konusu taşınmazda imar-inşaat izni bulunmadığını, devredilen hissenin sonradan bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sözleşme konusu yere ilişkin imar planlarının iptal edildiği, inşaat yapılmasının mümkün olmadığı ancak sözleşmenin 3. maddesi gereğince, sürenin mecburiyet nedeniyle uzaması halinde şartların aynen geçerli kalacağının kararlaştırıldığı, davalının kusurlu olmadığı ve davacının fesih istemekte haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Taraf teşkili, kamu düzeninden olup, yargılama aşamasında mahkemelerce, temyiz aşamasında Yargıtay'ca resen dikkate alınması zorunludur. Sözleşme konusu taşınmazda, dava dışı H... Oto. Tic. ve San. Ltd. Şti. hissedar olup, İstanbul .... Noterliği'nin 05.10.2005 günlü düzenleme şeklindeki muvafakatname ile de inşaat yapılması için rıza ve onay vermiştir. Davadaki fesih talebinin dinlenebilmesi için, TMK'nın 692. maddesi uyarınca, tüm paydaşların zorunlu dava arkadaşı olarak davada taraf olarak yer almaları gereklidir. Bu itibarla, anılan hissedarın davada yer alması gerekirken, mahkemece, taraf teşkili sağlanmaksızın işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
2) Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/2076, K. 2014/4761, 20 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama