KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/222 E., 2014/5632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/09/2013
- Numarası
- 2013/73-2013/548
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ve ecrimisil davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften daire satın aldığını, ancak davalı kooperatifin tadilat projesini hazırlatmaması sebebiyle dairesinin tapusunu alamadığını ileri sürerek, dairenin tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde, dairenin dava tarihindeki rayiç bedelinin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, bunun da mümkün olmaması halinde,
04.08.1998 tarihinde daire bedeli olarak ödediği 2.000,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihindeki değerinin bu tarihten itibaren ve daireye yapmış olduğu zorunlu ve faydalı imalatların yapıldıkları tarihteki değerlerinin işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş. 18.07.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de dava değerini 65.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Birleşen davada davacı kooperatif vekili, davalıya satılan dairenin projede ortak alan olarak gözüktüğünü, ortak alanların daire olarak yapılmasından dolayı üyelerin tapularını alamadığını, davalıyla yapılan harici satım sözleşmesinin tapudaki resmi şekle uyulmaması sebebiyle geçersiz olduğunu, bu sebeple davalının daireyi haksız olarak işgal ettiğini, davalıya ödediği bedeli faiziyle birlikte iade etmeye hazır olduklarını ileri sürerek, davalının daireye el atmasının önlenmesi ile 2.000,00 TL ecrimisilin dairenin satış tarihi olan 20.10.1999 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı kooperatif vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; birleşen davanın reddine, asıl davada ise 38.841,79 TL' lik kısım içi davanın kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyizi üzerine, Dairemizin 2012/6085 Karar sayılı kararıyla, tadilat ruhsatı alınması halinde davacıya isabet eden meskene tapu verilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekçesiyle bozulduğu, asıl davadaki imalat bedelleri ile birleşen davadaki temyiz taleplerinin bozma nedenine göre incelenmediği ve diğer temyiz istemlerinin ise reddine karar verildiği,
bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada aldırılan ek rapora göre, asıl davanın kabulü ile 65.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl davada davacı-karşı davada davalı N.. T.. vekilinin tüm, ileri sürülen temyiz nedenlerine göre asıl davada davalı-karşı davada davacı kooperatif vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Birleşen dosyada, dava, men-i müdahale talebini de içermektedir.
Davalı Nimet'e davacı kooperatifçe satılan davaya konu bölümün ortak alan olması, onaylı projede de ortak alan olarak belirtilmesi, anılan bölümde imar mevzuatı yönünden bağımsız bölüm tahsisinin mümkün olmaması ve asıl davada tazminat talebinin kabul edilmesi karşısında, men-i müdahale talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu çerçevede, birleşen davanın açılmasında, davalısı N.. T..'un kusuru bulunmadığından, bozma sonrası yapılacak yargılamada, harç, masraf ve vekalet ücretinin buna göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmesi gerekir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/222, K. 2014/5632, 15 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama