KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/2675 E., 2014/5599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/11/2013
- Numarası
- 2012/604-2013/615
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili Av. H.. T.. ve davalı asıl Y.. A. K.. gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arsa sahipleri arasında düzenlenen 06.06.2006 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşaatın bitirilerek davalılara ait bağımsız bölümlerin teslim edilmesine rağmen sözleşme ile müvekkiline bırakılan son daire olan 5 no'lu bağımsız bölümün tapusunun verilmediğini ileri sürerek, anılan bağımsız bölümün tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, sözleşme gereği son bağımsız bölümün yapı kullanım belgesinin alınması ile çevre ve peyzaj düzenlemesine özgülendiğini, yapıda proje ve imara aykırılıklar bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; verilen kesin süre içinde projeye aykırılıkların giderilmesi için tadilat projesi çizilerek belediyeye başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Son oturumda davacı vekilinin mazeret dilekçesi ile birlikte vekalet görevinden istifa ettiğine ilişkin dilekçesi mahkemece okunarak, mazeret isteminin reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Ancak, mahkemece, istifa hususunun masrafı alınarak davacı asile tebliği ile taraf teşkilinin sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan ve savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/2675, K. 2014/5599, 15 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama