KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/3342 E., 2014/7560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/05/2013
- Numarası
- 2010/753-2013/267
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 18.12.2013 gün ve 7102 Esas, 8137 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine karar verildiğini, davalının maliki bulunduğu arsa üzerine müvekkili şirket tarafından inşa edilmiş bulunan binadaki bağımsız bölümlerin davalı tarafından tapuda arsa paylı olarak satıldığını ileri sürerek, imalat bedeli olarak 15.000,00 TL'nin davalıdan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile talebini 562.000,00 TL’ye arttırmıştır.
Davalı vekili, inşaatın kaçak olduğu, projesine aykırı yapıldığı ve imara uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığı, tamamı için yıkım kararı bulunduğu gerekçesiyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini, bu nedenle yapılan inşaatın ekonomik değerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalının tapudaki pay oranına göre belirlenen 506.527,53 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 18.12.2013 tarih ve 7102 E., 8137 K. sayılı ilamıyla, inşaatın tasdikli proje, ruhsat ve eklerine aykırı ve kaçak olarak yapıldığının sabit olduğu,
imara aykırı ve kaçak olan inşaatla ilgili yüklenicinin ekonomik değeri haiz olmadığından imalat bedeli talep edemeyeceği, sadece enkaz bedelini talep edebileceği, bu durumda mahkemece enkaz bedelinin bilirkişiye hesaplattırılarak hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu talep edilen tüm İmalat bedelinin tahsiline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmeksizin davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı arsa sahibi vekilince hüküm, davanın reddi gerektiği ileri sürülerek temyiz edilmiş olup, Dairemizce, davacı yüklenicinin imalat bedeli isteyemeyeceği, sadece enkaz bedeli isteyebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazları kısmen kabul edilmiştir. Dairemizce, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilip, bozma ilamındaki (1) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün bozulması gerekirken, diğer temyiz itirazlarının karşılanmaması doğru olmadığından, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Dairemizin 18.12.2013 tarih ve 7102 E., 8137 K. sayılı ilamının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilmesi gerekmiştir.
Öte yandan, YHGK'nın 21.03.2012 tarih ve 10-20 E., 235 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, bozma sebebine göre inceleme sırası gelmemekle birlikte sadece mahkemenin hükmündeki hatanın varlığına işaret eden, hükmü o yönden eleştiren, mahkemenin aynı hataya düşmemesi için ona bir tavsiye ve yol gösterme amacına yönelik bulunan ifade ve açıklamalar ile bozma ilamlarında "kabule göre de" veya "kaldı ki" gibi söz dizinleriyle başlayan ifadeler usul hukuku anlamında "bozma" niteliği taşımamaktadır.
Yerel mahkemelerin, bozma ilamında yer alan bu tür ifade ve açıklamalara ilişkin direnme ya da uyma kararı veremeyecekleri belirgindir. Bozmada işaret edilen bu tür ifade ve açıklamalar ile eleştirilere karşı direnilmesi veya usuli anlamda bozma niteliği taşımayan bu hususlara uyulması mümkün olmadığından, aynı hususların Hukuk Genel Kurulu'nca da incelenmesi olanaklı değildir.
Dairemizin 18.12.2013 tarih 7102 E., 8137 K. sayılı bozma ilamında "Kabule göre de" ibaresi ile başlayan kısmın, bozma nedeni içerisinde kaleme alınması maddi hataya dayalı olup, bu hususun HMK'nın 304. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/3342, K. 2014/7560, 25 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama