İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3517 K.2014/7666

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2014/3517Karar2014/7666Tarih28 Kasım 2014Okuma8 dk · 1.541 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/3517 E., 2014/7666 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Kasım 2014
Mahkemesi
İstanbul(Kapatılan) 30. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
27/05/2013
Numarası
2012/117-2013/163
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.541 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, taraflar arasında 2009 yılında 36 ay süreyle yürürlükte kalmak üzere imzalanan araç takip hizmeti sözleşmesi uyarınca, davalının müvekkili şirketin üyelerine (müşterilerine) araç takip hizmeti sunmayı taahhüt ettiğini, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından davalı firmaya müşteri bulunacağının ve davalının da müvekkili şirkete komisyon ücreti ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeden kaynaklanan 42.975,42 TL hizmet bedelini ödemediğini, bunun üzerine başlattıkları ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile %40'dan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı O... Ortak Satın Alma Platformu A.Ş. arasında imzalanan sözleşme uyarınca O... 2000 adet üyesi için araç takip hizmeti almayı taahhüt ettiğini, sözü edilen bu taahhüdün yerine getirilmesini kolaylaştırmak için bu şirketin işletmeci ortağı olan davacı İO.. ile de aynı konuda ve aynı fiyatlarla sözleşme imzalandığını, davacının aldığı ya da kiraladığı araç takip sayısının, O...

2000 adet olan taahhüdünden düşülmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmede kararlaştırılan sürede dava dışı O... ve davacının taahhüt edilen sayıda müşteri getirmemesi üzerine müvekkilinin dava dışı O.. ile olan sözleşmeyi feshettiğini, bu sözleşmenin feshi üzerine davacı ile yapılan sözleşmenin de konusuz kaldığını ve feshedildiğini, taahhütlerini yerine getirmeyen ve haklı nedenle sözleşmenin feshine neden olan tarafın müvekkilinden henüz verilmeyen hizmet bedelleri için komisyon ücreti isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; takibe konu faturaların davacı alacaklının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı defterlerinde ise 2.221,41 TL ve 1.956,24 TL bedelli faturaların kayıtlı olduğu, 38.157,25 TL tutarındaki faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak bu faturanın davalı şirkete 08.02.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve faturaya karşı 8 gün içerisinde davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı; davalı tarafça üçüncü kişi O.. ile yapılan sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle İ..

O.. ile yapılan sözleşmenin de konusuz kaldığı ileri sürülmüş ise de; davacıyla yapılan sözleşmenin 2.1.2 ve 2.2.2. maddelerinde dava dışı O. yapılan sözleşmeye atıfta bulunulduğu, ancak bu atıflar dışında başka bağlantının söz konusu olmadığı,

bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin konusuz kaldığından söz edilemeyeceği, ayrıca protokolün 5.1. maddesine göre, protokolün sonlandırılması halinde bile taraflardan birinin lehine sonuçlanmamış taahhüt bulunması halinde bu taahhüdün feshe rağmen yerine getirilmesi gerektiği, davacının iş emri ile bildirdiği araçlara cihaz takılması işleminin gerçekleştiğinin davacının sunduğu araç listesinden anlaşıldığı,

davalı şirketin bu listesi verilen araçlara takip cihazı taktığı ve bu nedenle davacıya komisyon ödemesi gerektiği ve borcun davalı yanca ödendiğine dair delil ya da belge sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 42.334,90 TL alacağa yapılan itirazın iptaline, %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2) Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan 30.01.2012 tarihli 38.157,25 TL bedelli faturanın davalı şirkete tebliğ edildiği ve bu faturaya karşı davalı tarafça itirazda bulunulmadığı kabul edilmiştir.

YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2).

Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.

Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.

Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.

İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz.

Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.

Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK. m.230).

Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.

Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya.

Sh 111 vd.) Faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, davalı tarafa aittir.

TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur.

Öte yandan, faturaların davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta olup; davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, davalı tarafa aittir. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84 ve 85.maddeleri) uyarınca ispatlamış olur.

Somut olayda, takip konusu 30.01.2012 tarihli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirlenmiş olup, davalı taraf bu faturanın tebliğ edilmediğini savunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1.3 maddesinde düzenlenen '' ...Bu komisyon A.. tarafından müşteriden tahsilat yapılmasına müteakip İ...., A.. ilk faturayı kesmesinden itibaren aylık olarak ve müşterinin A.. portföyünde kaldığı süre boyunca yapılacaktır.'' hükmünü içermekte olup, davalı tarafça bilirkişi raporuna anılan madde doğrultusunda listede yer alan müşterilerin süresinden önce listeden çıkmış olabileceği ya da çıkabileceği, talep edilen bedelin henüz müvekkili şirketçe kazanılmış olmayan bedele ilişkin olduğu gerekçesiyle itiraz edilmiştir.

Bu durumda mahkemece, uyuşmazlık konusu 30.01.2012 tarihli faturanın tebliğine ilişkin belgeler incelenerek yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde bu faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise iade edilip edilmediği belirlenmeli, faturanın tebliğ edilmiş, ancak 8 günlük iade süresi içerisinde iade edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturanın içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, bunun aksinin yani faturanın içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği kabul edilmelidir.

Faturanın tebliğ edildiğinin kanıtlanamaması ya da davalı tarafça iade edildiğinin kanıtlanması halinde ise, davalı tarafça davacının hizmet vermediği savunulduğuna göre, faturaya konu hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması;

davalının faturayı tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın davacı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı davalının (faturayı defterine kaydetmemek ve sözleşme ilişkisini inkar etmek suretiyle), kabul etmemesi halinde faturaya konu hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması gerekeceğinden, bu doğrultuda davacının delilleri toplanıp değerlendirilerek ve davalı vekilinin rapora itirazı da gözetilerek, sözleşmenin yukarıda açıklanan ilgili maddesinin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği,

yani ihtilaf konusu 30.01.2012 tarihli faturaya konu alacağın takip tarihi itibariyle istenip istenemeyeceği hususunda ek rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının faturanın tebliğine ilişkin alındı belgesinin içeriğinin belli olmadığı yönündeki savunması, rapora itirazı ve faturayı defterlerine kaydetmedikçe ispat yükünün davalıya geçmeyeceği gözardı edilerek, faturanın davalıya tebliğ edildiği ve itiraz edilmediğinin kabulü ve diğer gerekçelerle eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/3517, K. 2014/7666, 28 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3517
Karar No
2014/7666
Tarih
28 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/3519 K.2014/11771
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3519 K.2014/7414
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3520 K.2014/7746
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3521 K.2014/7408
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2014/3525 K.2014/24418
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/3527 K.2014/24163

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.