İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3865 K.2014/7178

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi…

Esas2014/3865Karar2014/7178Tarih12 Kasım 2014Okuma5 dk · 1.047 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/3865 E., 2014/7178 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2014
Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
05/02/2009
Numarası
2003/331-2009/19
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.047 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. Ş.. Ö.. gelmiş, karşı taraflardan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Asıl davada davacı B.. T.. vekili, müvekkilinin davalı kooperatif nezdinde iki daire ve iki dükkan olmak üzere toplam dört hissesinin bulunduğunu, bu hisselere ilişkin borcunun bulunmadığını, davalı kooperatif ile yapılan 12.09.2000 tarihli protokol ile iki daireden feragat ederek dükkanların altına düğün salonu yapılmasını kabul ettiklerini, bu duruma rağmen davalı kooperatifin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı 16.11.2002 tarihli protokol ile dükkanların arsa sahiplerine bırakıldığını ileri sürerek, iki adet dükkanın 12.09.2000 tarihli protokol çerçevesinde teslimine, iki adet daire bedeli karşılığı şimdilik 30.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı kooperatif vekili, davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı B.. T.. vekili, müvekkilinin davalı kooperatif nezdinde iki daire ve iki dükkan olmak üzere toplam dört hissesinin bulunduğunu, bu hisselere ilişkin borcunun bulunmadığını, davalı kooperatif ile yapılan 12.09.2000 tarihli protokol ile iki daireden feragat ederek dükkanların altına düğün salonu yapılmasını kabul ettiklerini, bu duruma rağmen davalı kooperatifin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı 16.11.2002 tarihli protokol ile dükkanların arsa sahiplerine bırakıldığını, dükkanların davalılardan arsa sahipleri adına tescilli olduğunu ileri sürerek, dükkanların tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde 120.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kooperatif defterlerinin zayi olduğuna dair karar verildiği, incelemenin dosya kapsamına göre yapıldığı, kooperatifin ferdileşmeye geçmediği, davacının iki dükkan iki daire olmak üzere dört adet hissesini bulunduğu, 12.09.2000 tarihli protokol ile davacının iki daireden vazgeçeceğinin, davalı kooperatifin ise iki dükkan altına düğün salonu yaparak 30.05.2001 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ancak bu protokolün kooperatif genel kurulu onayına sunulmadığı, protokol sonrasında dairelerin üçüncü kişilere devredildiği,

12.09.2000 tarihli protokole rağmen davalı kooperatif ile birleşen davada davalı arsa sahipleri arasındaki 16.11.2002 tarihli protokol ile (ek arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi) dükkanların arsa sahiplerine verildiği, ölü kişi olan K.. K..’a dava açılamayacağı gerekçeleriyle, asıl davada dükkanlarla ilgili istemin reddine, dairelerle ilgili tazminat isteminin kabulü ile 30.000,00 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline, birleşen davada K..

K.. ölü olduğundan bu kişi aleyhine açılan davanın reddine, diğerleri aleyhine açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir. 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2)Yapılan yargılama sonucunda, davacının iki adedi daire, iki adedi de dükkan olmak üzere dört adet hissesinin bulunduğu taraflar arasında çekişmesizdir. Davacının, dükkanlara ilişkin peşin bedelli ortaklığının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 42/6. maddesine uygun şekilde 06.01.1996 tarihinde davalı kooperatif genel kurulunca onaylandığı sabittir.

Davacı ile davalı yönetim kurulu arasında yapılan 12.09.2000 tarihli protokolle; davacı peşin bedelle satın aldığı iki adet dükkanın altına düğün salonu yapılması koşulu ile dairelere ilişkin haklarından feragat ettiğine, bu daireler dava dışı kişilere davalı kooperatifçe devredildiğine, davacının peşin bedelle satın aldığı dükkanlar, birleşen davada davalı arsa sahipleri ile diğer davalı kooperatif arasında, 21.09.2002 tarihli genel kurulun verdiği yetki ile yapıldığı anlaşılan 16.11.2002 tarihli sözleşme uyarınca, birleşen davada davalı olan arsa sahiplerine verildiğine,

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 42/6. maddesi doğrultusunda dükkanlara ilişkin davalı kooperatif genel kurulunca alınan bu karar ve diğer uygulamalar sonucunda da davacıya verilecek daire ve dükkan bulunmadığına göre, davacının açtığı davalar doğrultusunda, dairelere ilişkin olarak Dairemizce benimsenen formül çerçevesinde, dükkanlara ilişkin olarak ise, peşin bedelle davacıya satılmış olması nazara alınarak rayiç bedellerinin tespiti ile parasal karşılığının verilmesi gerekir.

Öte yandan, davalı kooperatif ile diğer davalı arsa sahipleri arasındaki 16.11.2002 tarihli ek arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi resmi şekle tabi olmadığından geçersizliği ileri sürülebilecek ise de, bu sözleşme doğrultusunda tarafların edimlerini yerine getirdikleri anlaşıldığından, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 30.09.1988 tarih, 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı kararı nazara alındığında, bu şekil eksikliğinin ileri sürülemeyeceği kabul edilmelidir.

Asıl davaya konu edilen iki daire bedelinin tazmini bakımından; Davacıya daire verilemeyeceği anlaşıldığından tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilerek, davacının tüm ödemelerini yapmış olduğu belirlenirse verilecek tazminat miktarı emsal bir konutun

dava tarihi itibari ile değeridir. Ödemeleri eksik ise Dairemizin yerleşik uygulamasına göre tazminat miktarı aşağıdaki şekilde yapılmalıdır.

a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava değeri itibariyle rayiç değeri hesaplanmalıdır.

b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalıdır.

c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.

d- Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir.

e-Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarıdır.

Bu durumda, mahkemece, davacının dairelere ilişkin isteminin bu formül doğrultusunda bilirkişiden rapor alınarak, davacının daireler yönüyle elde ettiği usuli müktesep hakkı da nazara alınmak suretiyle bir karar verilmesi, dükkanlar bakımından ise, rayiç bedellerinin tespiti ile davalı kooperatiften tazminine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl ve birleşen davalarda davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davalarda davalılardan alınarak asıl ve birleşen davalarda davacıya ödenmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/3865, K. 2014/7178, 12 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3865
Karar No
2014/7178
Tarih
12 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2014/3867 K.2014/11497
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2014/3867 K.2014/22326
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/3870 K.2014/22621
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/3871 K.2014/23329
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2014/3871 K.2014/5192
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3871 K.2014/7159

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.