KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/5420 E., 2015/4987 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali ve karşı menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı – karşı davalı vekili, müvekkili şirket tarafından muhtelif tarihlerde davalı şirkete verilen hizmetlere karşılık olarak tahakkuk eden alacaklar için fatura tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, davalının faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalı hakkında ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2138 esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini ancak davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/2138 esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tâhsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı – karşı davacı vekili, davacı şirketin müvekkili şirket ile aynı iş kolunda hizmet verdiğini, müvekkilinin davacı şirket ile hiçbir ticari alış-verişinin olmadığını, müvekkilinin davacıdan herhangi bir mal ve hizmet almadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş; karşı davasında ise, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının haksız ve kötüniyetli olarak takip yapmış olması nedeniyle %40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davada davacı tarafın, söz konusu faturalara dayalı hizmetin verildiğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, karşı davada ise, görülmekte olan itirazın iptali davasında karşı davacının savunma sebeplerini ileri sürmesi mümkünken, karşı davacının ayrıca menfi tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle, asıl ve karşı davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı – karşı davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/5420, K. 2015/4987, 26 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama