KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/7060 E., 2014/7243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 02/04/2013
- Numarası
- 2011/205-2013/192
Karar Metni
762 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı M.. Ş.. ve vekili Av. O.. T.. gelmiş, davalılardan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı arsa sahiplerinin kendilerine ait taşınmaz üzerinde inşaat yapılmak üzere 18.02.2005 tarihinde dava dışı yüklenici İ.
G. ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, ancak inşaatın tamamlanamaması üzerine müvekkili ile davalıların inşaatın önceki sözleşme şartlarında bitirilmesi amacı ile 06.02.2008 tarihinde adi yazılı sözleşme imzaladıklarını, bunun üzerine müvekkilinin inşaatın tamamlanması amacı ile dava dışı şahıslarla taşeronluk sözleşmeleri imzalandığını, müvekkilinin inşaatı tamamen bitirmesine rağmen davalının müvekkiline isabet eden dairelerin tapularını müvekkiline devretmediklerini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek,
dava konuşu taşınmazın 2, 5, 6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin tamamı ile 3 nolu bağımsız bölümün ½ hissesinin müvekkili adına tapuya tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00 TL'nin faiziyle davalılardan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici İ.
G.arasında 18.02.2005 tarihinde düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, ancak anılan yüklenicinin edimlerini yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, bunun üzerine müvekkilleri ile davacı arasında 18.02.2005 tarihli sözleşme hükümlerinin aynı kalmak koşulu ile inşaat yapılmak üzere 06.02.2008 tarihinde “protokol” başlıklı sözleşme imzalandığını, protokolde inşaatın yapım süresinin haciz ve şerhlerin kaldırılmasından itibaren 15 ay olarak belirlendiğini, davacının 23.06.2008 tarihinde dava dışı A.
D. ve F. Y. taşeronluk sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme ile kendisine isabet eden 5, 6, 7 nolu bağımsız bölümlerin tamamı ile 3 nolu bağımsız bölüm ½ hissesini adı geçen dava dışı bu kişilere devrettiğini, yani alacağını temlik ettiğini, dava dışı ilk yüklenicinin ise 11 numaralı bağımsız bölümü dava dışı F.
Y. sattığını, davacının halen 2 ve 5 nolu bağımsız bölümleri kullandığını, bu dairelerin tapularının devir için müvekkilinden bir talepleri olmadığını, 6 nolu bağımsız bölümün maliklerinin müvekkili N.. V.. ile dava dışı K. D. olduğunu, ayrıca dava dışı K. D. 7 nolu bağımsız bölümün tamamının 3 nolu bağımsız bölümün ise bir kısmının maliki olduğunu savuarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve ek raporları ile tüm dosya içeriğine göre; davalı arsa sahipleri ile dava dışı yüklenici İ.
G. arasında 18.02.2005 tarihli düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, inşaatın yarım kalması üzerine davacı ile davalılar arasında inşaatın tamamlanması hususunda 06.02.2008 tarihli yazılı protokol imzalandığı, davacının da daha sonra dava dışı şahıslar ile 23.06.2008 ve 06.05.2008 tarihli alt yüklenicilik sözleşmeleri imzaladığı, 18.02.2005 tarihli sözleşme uyarınca 2, 5, 6, 7 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin tamamı ile 3 nolu bağımsız bölümün 1/2'sinin yükleniciye ait olduğu,
inşaatın arsa üzerindeki haciz ve şerhlerin kaldırılmasından itibaren 15 ay içinde tesliminin gerekeceği, mahkemece yapılan 17.01.2012 tarihli keşifle inşaatın %94.71 oranında tamamlandığı, eksik iş bedelinin 50.333,00 TL, sözleşmeye aykırı iş bedelinin ise 19.529,00 TL olduğu, davacının teslim borcunu yerine getirmediği, bu nedenle kendisine isabet eden dairelerin tamamının devrini isteyemeyeceği, inşaat seviyesi itibariyle sadece bir daire satış bedelinin eksik işleri tamamlamaya yetecek olduğu,
6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin daha önce mülkiyetlerinin davacıya devredildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece dava konusu 2 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptaline karar verildikten sonra “davacı adına veya dilediği şahıs adına tapuya tesciline” şeklinde hüküm kurulmuştur. Tapu kaydının iptal edildikten sonra davacı adına tesciline karar verilmesi doğru ise de kim olduğu bilinmeyen “dilediği şahıs adına” tescile karar verilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine aykırı olup, infazı da mümkün değildir.
Bu durumda kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği için 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usuli Kanun'un 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/7060, K. 2014/7243, 13 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama