KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/7173 E., 2015/1025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine karar verilmesi nedeniyle davacıya ait parselde yaptığı inşaat bedelinin verilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ölü kişi aleyhine dava açıldığını, zamanaşımının da dolduğunu ve yapılan imalatın imara aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; kısmi davada dava edilmeyen alacak kesimi için fazlaya ait hakkın saklı tutulmuş olmasının zamanaşımını kesmeyeceği, kısmi dava açılması halinde zamanaşımının alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesileceği gerekçesiyle, davacının zamanaşımına uğrayan talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri eser sözleşmelerinin kendine özgü bir türü olup, kural olarak bu nitelikteki sözleşmelerden kaynaklanan davalar TBK'nın 147/6.
(BK m. 126/4) maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin sona ermesi üzerine yüklenicinin talep edeceği bedel alacakları yönünden zamanaşımının başlangıç tarihi mahkemece verilen fesih kararının kesinleştiği tarihtir.(Yargıtay HGK 17.10.1962 gün 14/35 ve 06.01.1968 gün T. 1728 E., 6 K. sayılı , 15.HD 12.10.2010 T, 2010/4214-5226 EK, 22.09.2010 T, 2009/6247, 2010/4694 EK).
Bu esas çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde, taraflar arasındaki sözleşmenin mahkemenin kararı ile geriye etkili şekilde feshedildiği, bu kararın 15.10.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava ise, 24.04.2012 tarihinde açılmış olmakla zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsetmek mümkün değildir.
Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek bir hüküm tesisi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde zamanaşımının dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. 2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/7173, K. 2015/1025, 19 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama