KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/8961 E., 2015/5954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/05/2014
- Numarası
- 2012/137-2014/462
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin peşin bedelli ortağı olduğunu ve genel kurul kararlarıyla borcunun bulunmadığı saptanmasına rağmen, daire tesliminden imtina edildiğini ileri sürerek, dairenin aynen teslimi, mümkün olmaması halinde 20.000,00 TL temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dairenin fiilen tesliminin mümkün olmadığını belirterek, 19.200,00 TL'nin temerrüt faiziyle tahsilini istemiş, 14.03.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini 39.440,89 TL'yi çıkartmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, 21.12.2012 tarihli dilekçeyle, normal ödeme yapan üyenin, 47.000,00 TL ödediğini belirtmiştir.
Mahkemece, 19.200,00 TL'nin tahsiline dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 29.11.2011 tarih ve 2011/193 E., 2170 K. sayılı ilamıyla, tazminat hesabının nasıl yapılacağına ilişkin bozulmuş, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu benimsenerek, 39.440,89 TL'nin temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin ilk kararında davanın kısmen kabulü ile 19.200,00 TL'nin temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiş, bu karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 29.11.2011 tarih ve 2011/193 E., 2170 K. sayılı ilamıyla davalı yararına bozulmuş, uyularak yapılan yargılama sırasında ıslah istemi de nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 29.01.2009 tarihli ilk karar davacı tarafça temyiz edilmediğine, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin anılan kararı ile davalı yararına bozulduğuna göre, bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda davalı yararına oluşan usulen kazanılmış hak nazara alınarak, ilk kararla kabul edilen meblağın üzerinde bir meblağa hükmedilemeyeceği gibi, bozma kararı sonrasında ıslah yapılamayacağı da nazara nazara alınmaksızın, sadece 19.200,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, bozma sonrasında yapılan ıslahla artırılan meblağ üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/8961, K. 2015/5954, 17 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama