İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/9 K.2014/3279

Taraflar arasındaki asıl, tapu iptali ve tescil; birleşen genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl…

Esas2014/9Karar2014/3279Tarih28 Nisan 2014Okuma5 dk · 1.057 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2014/9 E., 2014/3279 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Nisan 2014
Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
14/12/2012
Numarası
2011/602-2012/674
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.057 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki asıl, tapu iptali ve tescil; birleşen genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davada taraf vekilleri ile birleşen davada davalı kooperatif vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin, davalı kooperatife ortak olduğunu, kooperatife ait 986 ada 2 parselde kayıtlı 2597.50 m²'lik arsanın değerinden çok düşük bir bedelle muvazaalı olarak davalı şirkete satıldığını ileri sürerek, anılan satışın iptaline, taşınmaz tapusunun kooperatif adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Birleşen davada davacı vekili, 986 ada 2 parselde bulunan taşınmazın satışına ilişkin 28.04.2007 tarihli genel kurulun 7. maddesi ile alınan kararda satım bedelinin m²'sinin 60.000,00 TL olarak belirlendiğini, bunun ilk tescil ve ilanından sonra aynı genel kurulun tescil ve ilanın ikinci bir defa sonraki tarihte yapılıp, satış bedelinin toplam 165.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu durumun BK'nın 19. ve 20. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, genel kurulda alınan 7 nolu karar ile diğer kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı kooperatif vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı kooperatif tarafından 28.04.2007 tarihli genel kurulda iki farklı karar alındığı, bu kararlardan davalı kooperatife ait taşınmazın 165.000,00 TL bedelle satışı hususunda alınan kararın uygulandığı, aynı gün davalı kooperatifçe alınan ve kooperatif lehine olduğu halde uygulanmayan diğer karar dikkate alındığında kooperatif ve dolaylı olarak üyeleri aleyhine durum yaratıldığı,

ayrıca henüz ihracı kesinleşmeyen üyelerin çağırılmadığı genel kurulda alınan kararların yok hükmünde sayılması gerekmekle bu genel kurulda alınan 7 nolu kararın iptaline karar verildiği, kooperatif üyesi olan davacının kooperatif namına tapu iptali tescil davası açmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın davacının dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddine, birleşen davanın kabulü ile, 986 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 165.000,00 TL bedelle satılması hususundaki 28.04.2007 tarihli genel kurulun 7 nolu maddesinin iptaline karar verilmiştir.

Kararı, asıl davada taraf vekilleri ile birleşen davada davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir. 1) Asıl ve birleşen davada davalı kooperatif vekili ile asıl davada davalı şirket vekilinin temyiz itirazları yönünden;

Asıl dava, koooperatif ortağınca açılan tapu iptali ve kooperatif adına tescil; birleşen dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak dava açan kişinin, şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz.

Zira, bu husus dava koşulu olup, davacının bu sıfatının yargılama sonuna ve hükmün kesinleşmesine kadar devam etmesi zorunludur ve bu yön mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Dosya kapsamından asıl ve birleşen davada davacının çıkarılmasına ilişkin 14.09.2012 tarihli yönetim kurulu kararının, 22.10.2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmış olup, davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ihraç kararının iptalinin istendiği belirtilmiştir.

Bu durumda, mahkemece, davacı tarafından ihraç kararının iptali istemiyle dava açılıp açılmadığı, açılmışsa, mahkemesi ve esas numarası belirlenip üyeliğe bağlı talepler içeren her iki davada ihraç kararının iptali davasının kesinleşmesi beklendikten sonra davacının ortaklığının ve böylece hukuki yararının devam edip, etmediği değerlendirilerek sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasının incelenmesi doğru olmamıştır.

2) Bozma nedenine göre, asıl davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalı kooperatif vekili ile asıl davada davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

3) Kabule göre;

a-Asıl dava yönünden;

1982 Anayasası'nın 36. maddesinde yer verilen "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" ibaresi, ortakların dava açma hakkının temel dayanağıdır. Kooperatif ortağı olma, kooperatife karşı dava açma hakkından vazgeçme olarak yorumlanamayacaktır. Ortak tarafından dava hakkının kullanılması, ortaklığın TTK'nın 341. maddesine dayalı dava açma hakkında olduğu gibi, genel kurul kararına ve davanın denetçilerin asıl ya da vekil aracılığı ile dava açmasına bağlı değildir.

Ortakların dava açma hakları da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik içerir. Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları ile ortaklığın malvarlığını azaltan veya kötüleştiren davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararıdır.

Ancak, ortak TTK’nın 340. madde yollaması ile 309/1. maddesi uyarınca dolaylı zarar dolayısıyla açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. Bu tür zarar, kooperatif bakımından doğrudan, davacı bakımından dolaylı zarar olup, hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde (somut olayda tapunun iptali ile kooperatif adına tescili yönünde) talepte bulunabilir.

Yukarıda bilgiler ışığında, davacının ortak sıfatıyla kooperatife ait taşınmazın, muvazaalı olarak devrini ileri sürerek, taşınmazın kooperatif adına tesciline karar verilmesini isteyebileceği kabul edilerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi doğru görülmemiştir.

b- Birleşen dava yönünden,

Dosya içeriğinde 28.04.2007 tarihini taşıyıp, 7. maddesi farklı olan iki ayrı genel kurul tutanağı mevcut olup, bunlardan arsanın satış bedelini m² üzerinden 60.000,00 TL olarak belirleyen karara ilişkin ilk tutanak, 02.05.2007 tarihinde tescil edilerek, 07.05.2007 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmiş iken, aynı arsanın toplam bedelini 165.000,00 TL kabul eden ikinci tutanak, 06.09.2007 tarihinde tescil edilip, 11.09.2007 tarihinde ilan edilmiştir.

Mahkemece, gerekirse, Ticaret Sicil Müdürlüğü ile yazışma yapılarak, aynı tarihli ancak farklı hükümler içeren iki genel kurul karar tutanağının ayrı ayrı tescil sebebi, farklı oluşturma sebepleri, farklılık konusunda yapılan bir ceza soruşturma veya kovuşturması ve verilen bir yargı kararının mevcut olup olmadığı belirlenerek,

her iki tutanağın da hukuka uygun şekle uyularak tescil edildiğinin tespiti halinde kooperatif yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlâl eder nitelikteki ikinci genel kurul tutanağının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, ilk genel kurul tutanağı için de yokluk anlamına gelecek gerekçeye dayalı olarak ve çelişkili anlamda hem yok hükmünde sayılmasının gerektiği hem de iptal edilmesinin gerekeceği belirtilip, ikinci genel kurul tutanağının 7. maddesinin iptaline karar verilmesi hatalı olmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalı kooperatif vekili ile asıl davada davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün asıl ve birleşen davada davalı kooperatif ve asıl davada davalı şirket yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalı kooperatif vekili ile asıl davada davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/9, K. 2014/3279, 28 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/9
Karar No
2014/3279
Tarih
28 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/9 K.2014/10182
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2014/10 K.2014/2156
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/10 K.2014/4534
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2014/10 K.2014/13748
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/10 K.2014/2735
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/10 K.2014/10159

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.