KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2014/9435 E., 2015/3610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalılardan ... ve ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... ve ... vekili avukat ... gelmiş olup, diğer taraflardan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince, davacının, yapılması gereken işlemleri zamanında yaptığını, ancak, arsanın geç teslim edildiğini ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulundan gerekli izinlerin geç çıktığını, yapı ruhsatı alınmak üzereyken, davalıların haksız olarak ihtarname göndererek sözleşmeyi feshettiklerini ileri sürerek, fesih ihbarının geçersizliğinin tespitine ve arsanın boş ve sorunsuz olarak davacıya teslimine ve her türlü işlemin yapılması için davacıya yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalılar vekilleri, sözleşmede inşaat ruhsatı alınması için kesin vade olduğunu ve sürede ruhsat alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından, sözleşmenin 9/1. maddesinde, kesin süre belirlendiği, davacının arsadaki sorunları bilerek sözleşmeyi imzaladığı, gecikmeler nedeniyle davalılardan ek süre talep etmediği, davacının süresinde taahhütlerini yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı yüklenici vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davacı yüklenici vekilinin tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince: HMK'nun 305/2. maddesi gereğince, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu itibarla, mahkemece, 13.05.2014 günlü tavzih kararı ile davacı yüklenici aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin 75.415.00 TL'ye çıkarılması doğru olmamıştır.
İzah edilen nedenlerle mahkemenin tavzih kararının vekalet ücretine yönelik kısmının bozulması gerekmiştir.
3) Davalılardan ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemece dava konusu sözleşmenin değeri üzerinden harç tamamlatıldığına göre, bu değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, daha az miktara karar verilmesi hatalı olmuş ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının HUMK.'nun 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/9435, K. 2015/3610, 12 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama