KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/159 E., 2015/8292 K.·T.C. Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2015
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
23. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen sıra cetveline itiraz davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından hazırlanan ... tarihli sıra cetvelinde yer verilen davalı .....'ün alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, İzmir .. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davalının alacağının olmadığının tespitine ve sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... E. sayılı dosyada davacı vekili, 19.12.2011 tarihli sıra cetvelinin şikayet üzerine İcra Hukuk Mahkemesi'nce iptal edildiğini, bu kez İcra Müdürlüğü'nce aynı dosya, aynı satış ve aynı alacak için düzenlenen 18.05.2012 tarihli sıra cetvelinde ilk sırada gösterilen davalının alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalının alacağının olmadığının tespitine ve sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... E. sayılı dosyada davacı vekili, 31.05.2012 tevzi tarihli dava dilekçesinde, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından hazırlanan ... tarihli 1 no'lu sıra cetveli ve derece kararında davalı .....'ün alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalının alacağının olmadığının tespitine ve sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda, borçlu şirket ile davalı arasındaki tasarrufların gerçek hukuki işlemlere dayalı olduğunu, müvekkilinin borçlu şirketteki % 25 ortaklık payını dava dışı ....'ya devrettiğini, noter sözleşmesi ve denkleştirmeyi içeren protokol uyarınca müvekkilinin üzerine düşeni yapmasına rağmen borçlu şirket ve dava dışı ..'nın edimlerini yerine getirmediğini ve müvekkilinin alacağının tahsili için icra takibi yapıldığını savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sıra cetveline itiraz davalarında davalının alacağının gerçek anlamda muvazaadan ari olarak mevcut olduğunu ispat etmesi gerektiği, savunmalarda ileri sürülen ...... Şti. defterleri yapılan araştırmalara rağmen bilirkişi incelemesine tevdii edilmediğinden protokol gereğince .....'ün hisselerini ..'ya devrinin ne şekilde gerçekleştiğinin tespit edilemediği ve protokol kapsamında gerçek anlamda .....'ün takip borçlusu ..... Şti.'nden alacaklı olduğu hususunun sabit olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen dosyalar yönünden düzenlenen sıra cetvellerinde davalı .....'e ayrılan alacağın davacıya ödenmesine, arta kalan paranın olması halinde davalı .....'e ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen dosyalar yönünden davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Asıl dava ... tarihli sıra cetvelinde ilk sırada yer alan davalının alacağının muvazaalı olduğu iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. İzmir .. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından hazırlanan 19.12.2011 tarihli sıra cetveli yargılama sırasında İzmir .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve ...E. ... K. sayılı ilamıyla iptal edilmiş olup, bu sıra cetveli hakkında mahkemece artık karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ise de, davacının asıl davada dava açılmasında haksız olduğundan bahsedilemeyeceğinden ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/159, K. 2015/8292, 18 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama