KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/1676 E., 2016/414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendindeki yararlanmanın müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, müvekkillerinin davalı tarafından düzenlenen 03.02.2010 tarihli yazıda belirtilen 31.213,90 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; primleri ödeyen yüklenicinin kendi sorumluluğunu yerine getirmesi nedeniyle devletin ona sağladığı bu katkının, sözleşmenin diğer tarafına geçirilmesi sonucunu doğuran kesintinin haksız olduğu, 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan indirimlerin, sözleşmede geçen fiyat farkı talebi ya da davacıdan alınacak sözleşme bedeline ek bir talep olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede de aksi yönde bir düzenleme olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalı kuruma 03.02.2010 tarihli yazıda belirtilen 31.213,90 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan ... vekili hükmü temyiz etmiş ise de, davaya katılma talebi bulunmadığı için Hazine davanın tarafı haline gelmediğinden, kararı temyiz etme hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı ... vekilinin temyizine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre bu davalı vekilinin de temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/1676, K. 2016/414, 27 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama