KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/1678 E., 2016/230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan ... vekili avukat ... ile diğer davalılar vekili avukat ... ve davalı ... ile davacı vekili avukat ... gelmiş olup, duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili,taraflar arasında 13.09.2007 tarihli sözleşme imzalandığını, buna göre inşaatı tamamladığı halde, sözleşme gereğince verilmesi gereken 11 numaralı dairenin davacıya devredildiğini ancak, 12 numaralı dairenin üçüncü kişiye satıldığını ileri sürerek, sözleşmeye istinaden doğan ve bundan sonra doğacak tüm munzam zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının yaptığı imalatın, işi bıraktığı 2008 yılı serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanan bedelinden ödenmeyen kısmın tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davalılar vekillerinin temyizine gelince:
Taraflar arasında adi yazılı 13.09.2007 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği ve sözleşme gereklerinin yerine getirilerek işin ifa ile sonuçlandığı dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir.Davacı vekili, bu sözleşmeye dayanarak müvekkilinin munzam zarara uğradığı iddiasıyla 10.000,00 TL 'nin tahsilini talep etmiş, ancak mahkemece alınan bilirkişi raporunda imalat bedelinin hesaplanması sonrasında bilirkişi raporunda yapılan hesapla paralel olarak yine 10.000,00 TL bedeli belirterek talep ettiği munzam zararını 114.529,28 TL'ye çıkarttığını bildirmek suretiyle ıslah işleminde bulunmuştur.
Sonuç olarak, davada talep edilen ve ıslah talebinde dahi değiştirilmeyen istem munzam zarar niteliğindedir. Davada, hüküm altına alınan miktar ise, imalat bedelidir. Bu itibarla, mahkemece, HMK'nun 26. maddesine aykırı olarak talep dışında bir karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bunun yanında, az yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi mevcut olup, aksine bir hüküm kararlaştırılmadığı takdirde arsa sahipleri yükleniciye karşı bedel ödemek değil, pay devri yapma taahhüdü altına girerler. Davacı yüklenici, mevcut davada, tapu iptal ve tescil talebinde bulunmadığı gibi, bunun yerine geçen bir tazminat isteminde de bulunmuş değildir. İzah edilen sebeplerle mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/1678, K. 2016/230, 19 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama