KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/1773 E., 2015/1465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının 19.965,00 TL üyelik aidat borcunun bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği hakkın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinin...'nın 119. maddesinde belirtilen şartları taşımadığını, müvekkilinin kooperatif ortağı ve B Blok 29 numaralı dairenin sahibi olmadığını, davacı kooperatifte hukuk dışı işlemlerle üyelerin dairelerinin üçüncü şahıslara satıldığını, bu hususla ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırlık soruşturmasının devam ettiğini, müvekkilinin kooperatif yöneticisi ...'a 08.05.2012 tarihinde satış ve kooperatif hissesinin devri yetkisini içerir vekaletname verdiğini, adı geçenin daireyi üçüncü kişiye devrettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu, haricen tapuda dairenin satılması halinde hissenin kendiliğinden satın alana geçmeyeceği, bunun için taraflar arasında resmi bir devir sözleşmesi yapılması ve kooperatif yönetim kurulu kararı gerektiği, bu nedenle davalının aidat ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı davalarda olduğu üzere, üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan, diğer anlatımla üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgisi bulunmayan uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez.
Ancak, somut olayda olduğu üzere, üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili davalar, 6098 sayılı ...'nın 147/4. maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, mahkemece takip konusu edilen aidat alacağının dönemi ve takip tarihi dikkate alındığında, ...'nın 147/4. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği gerekçesiyle zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesi gerekirken, üyenin parasal yükümlülükleri dışındaki uyuşmazlıklar için geçerli olan gerekçeyle zamanaşımı def'inin reddi doğru olmamış ise de,
zamanaşımı def'inin reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan ve davalı vekilince bu hususta temyiz itirazı ileri sürülmemiş olduğu da gözetilerek, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/1773, K. 2015/1465, 9 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama