KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/3899 E., 2016/1488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalılardan ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş olup, başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, davacı yüklenicinin edimlerini yerine getirdiği halde, davacıya devredilmesi gereken 8912 numaralı parselin muvazaalı olarak, davalı arsa sahipleri tarafından devredildiğini ileri sürerek,sözleşme konusu olan 8911 numaralı diğer parselin, tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, mümkün değilse, 8912 numaralı parselin değeri ile buraya yapılan inşaatın bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bedel yönünden açılan davanın kabulüne dair verilen kararın, Yargıtay 15. Hukuk Dairesince bozulması üzerine; her iki parselin alanlarının eşit olmadığı, bu nedenle, davacının 8912 numaralı parselde alması gereken 333/397 hissenin 8911 numaralı parsele tekabül eden kısmının bulunamayacağı gerekçesiyle, 8912 numaralı parselden davacının alması gereken 333/397 hisseye düşen bina ve arsa değerinin tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kısa kararda, kabul edilen alacağın davalılar . ...'ndan tahsiline karar verilmiş, gerekçeli kararda ise davalı ...'ndan da tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, sonradan oluşturulan gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki meydana gelmiştir.
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurul kararına göre kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması mutlak bozma nedeni oluşturacağından ve bozmadan sonra yerel mahkemece, önceki kısa kararla bağlı olmaksızın, çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar verilebileceğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/3899, K. 2016/1488, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama