KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/4611 E., 2016/1704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı borçlu... hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün 2008/54 E. sayılı dosyasından yaptıkları icra takibi ile borçluya ait taşınmazın haczedildiğini, haciz edilen taşınmazın icra yolu ile satıldığını, ... İcra Müdürlüğü'nün sıra cetvelinde birinci sırayı davalı ...'e verdiğini ve satış bedelinin davalı ...'e ödenmesine karar verdiğini, davalı ...'in alacağının muvazaalı olduğunu, davalının taşınmazın satışına gitmediğini, herhangi bir işlem yapmadığını, davalı tarafın haczinin ve dosyanın düşmüş olduğunun görüleceğini, bu nedenlerle ... İcra Müdürlüğü'nce düzenlenen sıra cetvelinin iptalini, davalı ...'e isabet eden hissenin müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin alacağının tanzim-doğum tarihi ve takip tarihi dikkate alındığında muvazaa yapmasının fiilen ve hukuken imkansız olduğunu, müvekkili tarafından borçluya ait gayrimenkule kıymet takdiri yapıldığını, yasal süresi içinde satış talebinde bulunup, satış avansının dosyaya yatırıldığını bu nedenle haczin düşmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosya kapsamına göre, davalının 10.12.2005 tanzim, 10.01.2006 vade tarihli 17.500,00 TL'lik bonoya istinaden 27.01.2006 tarihinde takibe başladığı, davacının ise 18.10.2006 tanzim, 18.11.2006 vade tarihli 10.000,00 TL'lik bonoya istinaden 10.01.2008 tarihinde takibe başladığı, davalı alacağının, davacı alacağından daha önce doğduğu, davalının alacağının oluştuğu tarihte, davacının borçludan bir alacağının bulunmadığı, bu nedenle davalının, davacının alacağına yönelik muvazaa yapmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/4611, K. 2016/1704, 17 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama