KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/582 E., 2016/3035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince müvekkiline verilecek dairelerden birinin tapu kaydında kapıcı dairesi şerhi bulunduğunu, ayrıca dairenin 20 ay geç teslim edildiğini ileri sürerek, daire üzerindeki kapıcı dairesi şerhinin terkinini, kapıcı dairesi olarak inşaa edilen dairenin bu niteliği ile tapuya şerhini, geç teslim nedeniyle ...TL cezai şart bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya düşen daire üzerinde tapu kaydında kapıcı dairesi olduğuna dair şerh bulunmadığı gerekçesi ile bu talebin reddine, diğer dairenin kapıcı dairesi olarak tapuya şerhine dair davanın sulh hukuk mahkemesinde açılması gerektiği gerekçesiyle, bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Davacı, davada kendi dairesi üzerindeki kapıcı dairesi şerhinin terkinini, kapıcı dairesi olarak inşaa edilen dairenin kapıcı dairesi olarak tapuya şerhi talebinin yanında dairenin geç teslimi nedeniyle... TL cezai şart bedelinin tahsilini de istemiştir. HMK'nın 297/3. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Ancak mahkemece, davacının cezai şart bedeli talebi yönünden bir hüküm kurulmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/582, K. 2016/3035, 11 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama