KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/5879 E., 2016/2374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkil kooperatife olan aidat borçlarını ödemediği,... İcra Dairesi'nin 2012/152 E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının icra dairesini yetkisine ve borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına % 40 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınmazı 2007 yılında satın aldığını bu nedenle 2006 yılındaki genel kurul kararından haberinin olmasının mümkün olmadığını, satın alma tarihinden sonra kendisine tebliğ edilen bir kooperatif kararı ya da bildirimi olmadığını, takibe konu alacak ve faize ilişikin olarak da davacının iddia ve talep ettiği % 10 gecikme tazminatı hukuka aykırı olduğunu davanın kabul edilmesi halinde % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının gayrimenkulü 28.08.2007 tarihinde edindiği, 01.09.2007–13.03.2012 tarih aralığındaki aidat ve gecikme zammından sorumlu olduğu, bu döneme ilişkin 840 TL ana para ve 397,35 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 1.237,35 TL borcu bulunduğu icra takip tarihinden dava tarihine kadar olan süre için ise yasal faizin ise 82,00 TL olduğ u anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile toplam 1.319,35 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı asil ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava kooperatif aidat alacağının tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır.
1-Davalı temyizi bakımından 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında (2015 yılı için 2.080,00 TL'dir.) Davalı bakımından kabul edilen miktar 1.237.35 TL olup yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, davalı temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
../..
S.2.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/5879, K. 2016/2374, 13 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama