İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/7348 K.2015/7074

Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2015/7348Karar2015/7074Tarih5 Kasım 2015Okuma6 dk · 1.160 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/7348 E., 2015/7074 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2015
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.160 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Şikayetçi vekili, müvekkili bankanın, borçlusu ...'nin ...'nden olan alacağını 20.04.2013 tarihli temlikname ile temlik aldığını, şikayet dışı borçlu şirketin hesabının kat edilmesi sonucu aleyhine başlattıkları icra takiplerine konu alacaklarının 08.11.2012 tarihi itibariyle 325.231,40 TL olduğunu, şikayet dışı borçlunun ...'nden alacağı olan 180.917,00 TL'nin paylaştırılması için düzenlenen sıra cetvelinde birinci ve ikinci sırada yer alan şikayet olunanın alacaklarına konu hacizlerin 21.04.2012 tarihinde kesinleşmiş olup, sigortanın gönderdiği paranın müvekkili ile şikayet olunan arasında garameten paylaştırılmasının hatalı olduğunu,

temlik aldığı tarih itibariyle müvekkilinin birinci sırada olup tutarın müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir.

Şikayet olunan vekili, taraflar arasında düzenlenen temliknamenin üçüncü kişileri bağlaması için borçlu şirkete bildirilerek kayıtlarına işlenmesi gerektiğini, temliknamenin borçlu şirket kayıtlarına 24.04.2012 tarihinde işlendiğini, oysa müvekkili hacizlerinin bu tarihten önce 19.04.2012 tarihinde kesinleştiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takip yapan davalı tarafın hacizlerinin 19.04.2012 tarihinde kesinleştiği, oysa davacı haczinin temlikten önce 21.04.2012 tarihinde kesinleştiği ve temlik tarihinin de 24.04.2012 olduğu gerekçesiyle, davacının sıra cetveline itirazının reddine, ancak sıra cetveline temlik alacaklısı olan davacının isminin yazılmasına karar verilmiştir.

Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.

Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir.

Şikayet olunanın alacaklı olduğu ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/9431 ve 2012/9432 E. sayılı takip dosyalarında; ödeme emrinin borçluya 13.04.2012 tarihinde tebliğ edildiği, kambiyo senetlerine dayalı 10.04.2012 tarihli ihtiyati haciz kararına dayalı olarak borçlu ...'nin üçüncü kişi ...'nde doğmuş ve doğacak alacakları üzerine İİK'nın 89/1. maddesine dayalı olarak çıkarılan ihbarnamelerin 16.04.2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihte haciz konulduğu, 10 günlük ödeme süresi sonunda 23.04.2012 günü mesai bitiminde ihtiyati haczin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Şikayetçi ....'nin ise, .... Noterliği'nin 20.04.2012 tarih ve 12609 yevmiye sayılı temliknamesi ile şikayet dışı borçlunun ...'ndeki alacaklarını borçludan temlik aldığı anlaşılmıştır.

Borçlu, alacaklının muvafakati ve icra müdürünün izni (müsaadesi) olmaksızın (alınmaksızın), hacizli taşınır malları üzerinde tasarruf edemez (İİK. m.86,I). Yani, haciz ile, borçlunun hacizli taşınır malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmış olur. Haciz ile, borçlunun hacizli taşınır malları üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmasından maksat, borçlunun hacizli taşınır malları üzerinde tasarrufta bulunmasının mutlak olarak yasaklanması değildir.

Bundan maksat, borçlunun hacizli taşınır malları üzerindeki izinsiz tasarruflarının, alacaklının o mallar üzerinde haciz nedeniyle kazanmış olduğu haklara zarar verdiği ölçüde geçersiz olmasıdır(m.86,III). Yani, hacizli taşınır mal, hacizden sonra da borçlu tarafından izinsiz olarak başka bir kişiye (üçüncü kişiye) satılabilir ve devredilebilir.

Yalnız, bu devir işlemi, haciz koyduran alacaklının haklarına zarar verdiği ölçüde (yani alacaklıya karşı) geçersizdir; bu alacaklıdan başkasına karşı geçerlidir. Mesela, borcun ödenmiş olması (veya m.110) nedeniyle taşınır mal üzerindeki haciz kalkarsa, o zaman borçlunun hacizden sonraki tasarrufları tamamen geçerli olur; borçlu ve üçüncü kişi, böyle bir tasarrufun geçersiz olduğunu ileri süremez. Burada geçersiz olan, borçlunun tasarruf işlemleridir.

Buna karşılık, borçlu, izin almadan hacizli taşınır malları hakkında borçlanma işlemeri (iltizamî muameleler) yapabilir; mesela hacizli mallarını satabilir. Bu satış sözleşmesi geçersiz değildir. Bu satış sözleşmesine dayanarak borçlu malı (alıcıya) devretmişse (tasarruf işlemi), işte bu devir işlemi, haciz koydurmuş olan alacaklıya karşı geçersizdir.

Hacizli taşınır mal üzerinde, üçüncü kişilerin zilyetlik hükümlerine dayanarak iyiniyetli kazandıkları haklar (MK m. 763, 939, 988-991) saklıdır(m.86,II). Buna karşılık, hacizli mal üzerinde hak kazanan (mesela hacizli taşınır malı devralan ) üçüncü kişi iyiniyetli değilse, yani o malın hacizli olduğunu biliyor idi ise, kazanmış olduğu hak, haciz koyduran alacaklının haklarına zarar verdiği ölçüde (oranda) geçersizdir(m.86,III).

İhtiyati haciz, alacaklının devam etmekte olan (veya henüz başlamamış olan) bir takip veya davasının sonunda alacağının ödenmesini güvence altına almak için, borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. Bu nedenle, ihtiyati haczin kesin (icraî) bir etkisi yoktur. Yani, alacaklı, ihtiyati haciz kesinleşmeden (m.264) önce, ihtiyaten haczedilmiş olan malların satılmasını isteyemez.

İhtiyaten haczedilen malların satılamayacağı kuralına, kanun bir istisna koymuştur(m.108,II). Buna göre, ihtiyaten haczedilen malların kıymeti süratle düşmekte veya muhafazası masraflı ise, bu mallar icra dairesi tarafından satılabilir (m.108,II; m.113,II; m.119/4). Borçlunun ihtiyaten haczedilen mallar üzerindeki tasarruf yetkisini, burada da kısıtlanır.(m. 261,II; m.86; m.91).

Yani, borçlunun tasarruf yetkisinin kısıtlanması bakımından, ihtiyati haciz ile kesin haciz arasında bir fark yoktur.

Bu nedenle, borçlunun taşınmazı üzerine ihtiyati haciz konulduktan sonra, aynı taşınmaz üzerine ipotek konulması halinde, ihtiyati haciz ipotek tarihinden sonra kesin hacze dönüşse bile, ipotek alacaklısı (ihtiyati) haciz alacaklısının taşınmazın satış bedeli üzerindeki hakkından sonra gelir; yani, önce (ihtiyati) haciz alacaklısına ödeme yapılır; misal: 19. HD 25.05.2000 gün ve 2934 E., 3967 K. (Bkz. Prof.

Dr. Baki Kuru, İcra Ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 432, 433 ve 1060)

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20.04.2011 tarih ve 2747 E., 5278 K; Dairemizin 14.03.2013 tarih ve 2012/5410 E., 2013/1589 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; alacağın temliki, bir tasarruf muamelesi olup, temlikle alacaklının para üzerindeki tasarruf

yetkisi sona erecektir. İhtiyati veya kesin haciz ise tasarruf yetkisini kısıtlayan bir cebri icra müessesesi olup, haczedilmiş paranın temliki, haciz alacaklısına karşı ileri sürülemez. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08.02.2008 tarih ve 2007/9527 E., 2008/967 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere temlik, borçlunun muvafakatine tabi değil ise de, İİK'nın 86/3. maddesinde, "İyiniyet kaidelerine aykırı olarak taşınır mahcuz mal üzerinde üçüncü şahsın iktisap ettiği haklar, alacaklının hacizle o mala taallük eden haklarını ihlâl ettiği nispetle batıldır." hükmüne yer verilmiştir.

Bu durumda mahkemece, şikayet olunanın ihtiyati haczi 23.04.2012 tarihinde kesinleşmiş ise de, ihtiyati haczin uygulandığı 16.04.2012 tarihinin, şikayetçi bankanın alacağı temlik aldığı 20.04.2012 tarihinden önce olduğu, haczedilmiş paranın temlikinin haciz alacaklısına ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi doğru olmadığı gibi, sıra cetvelinde temlik alan şikayetçi bankanın isminin yazılı olduğu anlaşılmasına ve şikayetçinin talebi olmamasına rağmen hüküm fıkrasının 1. bendinde “ancak sıra cetveline temlik alacaklısı olan davacının isminin yazılmasına” ibaresine yer verilmesi de doğru olmamıştır.

Öte yandan, İİK'nın 168. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine özgü takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresi 5 gün, ödeme süresi 10 gün olup, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/1) konulamayacağından, henüz kesin haciz ve dolayısıyla satış isteme yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczi, 5 günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca 10 günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haczin hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır.

Buna göre mahkemenin şikayet olunanın dosyalarında ihtiyati hacizlerin kesinleşme tarihini 5 günlük sürenin geçmesi ile belirlemesi, öte yandan temlik tarihi 20.04.2012 olduğu halde, gerekçede 24.04.2012 olarak belirtilmesi doğru olmamış ise de, bu yanlışlıkların sonuca etkisi olmamıştır.

Ne var ki, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan, HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasının 1. bendindeki “ancak sıra cetveline temlik alacaklısı olan davacının isminin yazılmasına” ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/7348, K. 2015/7074, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/7348
Karar No
2015/7074
Tarih
5 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/7348 K.2015/11699
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/7348 K.2015/19488
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2015/7348 K.2015/9979
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/7348 K.2015/6579
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/7349 K.2015/19382
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/7349 K.2015/10457

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.