İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /23. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 23. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/8903 K.2017/1723

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ...yönünden reddine, davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... mirasçıları yönünden…

Esas2015/8903Karar2017/1723Tarih8 Haziran 2017Okuma6 dk · 1.181 kelime

KÜNYE

23. Hukuk Dairesi 2015/8903 E., 2017/1723 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Haziran 2017
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.181 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ...yönünden reddine, davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... mirasçıları yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı ... vekilince duruşmalı, bir kısım davalılar vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti.

Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... ... mirasçıları ..., ... ..., ... ... vekili avukat ... ve davalı ..., davalılar ... mirasçıları ... vekili avukat ...ile davalı ...mirasçıları vekili avukat ... gelmiş, diğer davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Davacı vekili, müvekkili ile davalı kooperatifin, 1994 yılında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleriyle, davalı arsa sahiplerine karşı yüklenici olarak birlikte iş yapmayı üstlendiklerini, işe başladıktan yaklaşık 6 ay sonra,

davalı kooperatifin adi yazılı bir sözleşme ile işi tümüylü müvekkiline devrettiğini, aynı içerikteki sözleşmenin daha sonra noterde de düzenlendiğini, yapılan bu sözleşmeler uyarınca, müvekkilinin işi 15.07.2002 tarihine kadar sürdürdüğünü, davalı kooperatifin bu tarihte aralarındaki sözleşmeleri haksız olarak feshettiğini, fesih tarihine kadar müvekkilince yapılan imalatın bedelinin 1.579.929,97 TL olduğunu, bu bedelin henüz kendisine ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı kooperatif vekili, eski yönetim tarafından davacıya fazladan ödemeler yapıldığını savunarak, davacının herhangi bir alacağı kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı arsa sahipleri, davacı ile kooperatif arasındaki sözleşmelerin tarafı olmadıklarından dava konusu alacaktan sorumlu olmadıklarını, kendilerine husumet yönetilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, davalı ... hakkında açılan davanın atiye bırakılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine dair verilen ilk karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 09.03.2011 tarih ve 2010/5015 E., 2011/1410 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia,

savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının yaptığı imalatlar nedeniyle 1.137.452,00 USD alacağı kaldığı, davalı kooperatifin aralarındaki sözleşme uyarınca, davalı arsa sahiplerinin ise sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca, bu borçtan sorumlu oldukları gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak, 500.000,00 TL’nin davalı kooperatiften ve davalılar ... ve ... ... mirasçılarından tahsiline, davalı ...dava tarihi itibariyle ölü olduğundan hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı ... hakkında verilen ilk hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... mirasçıları ... ve torunu ... vekilleri ile davalı ... ... mirasçıları ..., ... ve ... ... vekili temyiz etmiştir.

1-Mahkeme hükmü davalı ...'e 07.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra adı geçen davalı vekili Av. ... tarafından 28.12.2015 tarihinde temyiz edilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

2- Diğer davalılar ..., ..., ... ve ... ... vekillerinin temyiz itirazlarına gelince;

a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar ..., ..., ... ve ... ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b) Dava, taraflar arasındaki sözleşmelere dayalı imalat bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı ... ... ile diğer davalı kooperatif ve davalı arsa sahipleri arasında 1994 yılında ayrı ayrı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri imzalanmıştır. Bu sözleşmelerde davacı ile davalı kooperatif müteahhit sıfatıyla, arsa sahiplerine karşı inşaatı birlikte yapmayı üstlenmişlerdir.

Daha sonra, davacı ile davalı kooperatif arasında imzalanan 26.04.1994 tarihli adi yazılı sözleşme ve yine aynı içerikteki 07.06.1996 tarihli noter sözleşmesi ile inşaatın yapım işi kooperatif tarafından tümüyle davacıya bırakılmıştır. Bir bakıma davalı kooperatif arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde kendi uhdesine düşen işi alt yüklenici sıfatıyla bu kez davacıya devretmiştir.

Bu sözleşmelerde ayrıca arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca kendilerine düşecek bağımsız bölümler ile ilgili bir paylaşım yapılmış ve ödemelerin nasıl yapılacağı belirlenmiştir. 24.09.1998 ve 07.11.2000 tarihli ek sözleşmeler ile de paylaşım şekli, ödemeler ve borç ilişkisinin tasfiyesi konusunda bir takım değişikler ve yeni düzenlemeler yapılmıştır.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, yüklenicilerin, sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını kısmen veya tamamen bir başkasına devir ve temlik edemeyecekleri düzenlenmiş ise de, arsa sahipleri 29.05.1996 ve 30.05.1996 tarihli muvafakatnameleriyle; yüklenicilerin kendi aralarında paylaşım oranlarını belirlemelerine, harcamaları hisselerine göre taksim etmelerine, kooperatifin kendi yapmakla yükümlü olduğu inşaat işini diğer yükleniciye ...'ye ihale etmesine, ihale şekil ve usulünü tespit etmelerine, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan hakları saklı kalmak kaydıyla onay vermişlerdir.

Bu sözleşlemeler ve muvafakatnameler uyarınca, davacı yüklenicinin işi uzunca bir süre yürüttüğü ve inşaatı belirli bir aşamaya getirdiği, buna mukabil, kooperatif tarafından yapılan imalat oranına göre davacıya çeşitli tarihlerde ödemeler yapıldığı ve bu kapsamda ayrıca beş adet bağımsız bölümün de devredildiği uyuşmazlık dışıdır.

Davacı ile davalı kooperatif arasındaki 26.04.1994 tarihli adi yazılı inşaat sözleşmesi ile aynı içerikteki 07.06.1996 tarihli noter sözleşmesi, 15.07.2002 tarihinde feshedilmiş olup,

davacı, işbu davada fesih nedeniyle, yaptığı imalatın bedelini davalı kooperatiften ve diğer davalı arsa sahiplerinden talep etmektedir.

15. Hukuk Dairesi'nin 09.03.2011 tarihli bozma ilamında, davacı alacağının, kooperatif ile yapılan 07.11.2000 tarihli ek tasfiye sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği açıklanmış, mahkemece, anılan tasfiye sözleşmesinin, imalat bedelinin ve kooperatifçe yapılan ödemelerin dövize endekslenmesi gerektiğine ilişkin hükümleri uyarınca davacı alacağını belirleyen bilirkişi ek raporu doğrultusunda, alacağın 1.137.452,00 USD olduğu sonucuna varılarak, taleple bağlı kalınıp 500.000,00 TL'nin davalı kooperatiften ve bir kısım arsa sahiplerinden tahsiline karar verilmiştir.

Mahkemece, dava konusu imalat bedeli alacağının davalı kooperatiften tahsiline hükmedilmesi doğru olmuş ise de, arsa sahiplerinin söz konusu alacaktan sorumlu tutulmaları hatalı olmuştur. Az yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı ile kooperatif arasında imzalanan inşaat işinin tümüyle davacıya bırakılmasına ilişkin sözleşmelerde arsa sahipleri taraf değildir.

Yüklenicilerin işin nasıl ifa edileceğine ilişkin olarak kendi aralarında yaptıkları bu sözleşmeler iç ilişkide kendilerini bağlamakta olup, bu sözleşmelerin tarafı olmayan arsa sahipleri yönünden herhangi bir bağlayacılıkları yoktur. Arsa sahipleri ancak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri uyarınca sorumlu tutulabilirler.

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, davacı ile kooperatifin yüklenici sıfatıyla arsa sahiplerine karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları belirlenmiş olup, arsa sahipleri, yüklenicilerin kendi aralarında yaptıkları bu sözleşmelere muvafakat vermiş iseler de; bu muvafakatnamelerde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan haklarını saklı tuttuklarını belirtmişlerdir.

Dosya kapsamından arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin halen yürürlükte oldukları anlaşılmış olup, feshedildiklerine dair herhangi bir iddia da bulunmamaktadır. Bu kapsamda, davacı yüklenici arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri feshedilmediği sürece, işin ifa ile sonuçlanması halinde, arsa sahiplerinden tapu ferağı isteme hakkına sahip olduğu gibi imalat bedeli alacağını da ancak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshedilmiş olması halinde talep edebilir.

Mahkemece, açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin, dava konusu alacaktan bir kısım arsa sahiplerinin de sorumlu tutulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı arsa sahipleri yararına bozulması gerekmiştir.

Diğer taraftan, davalı arsa sahiplerinden ... ...'in, eşi ... ...'den intikal eden mirası ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 28.01.2009 tarihli kararıyla kayıtsız şartsız reddettiği anlaşılmakla, davada taraf sıfatı kalmayan adı geçen davalı yönünden, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de isabetsiz olmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ..., ..., ... ve ... ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalılar ..., ..., ... ve ... ... yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan ..., ... ve ... ... yararına takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ödenmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/8903, K. 2017/1723, 8 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/8903
Karar No
2017/1723
Tarih
8 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/8909 K.2017/1844
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/8913 K.2017/1845
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/8919 K.2017/4880
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/8921 K.2017/4321
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/8933 K.2017/4328
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/8934 K.2017/4166

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.