KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/9121 E., 2018/2130 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki cezai şart alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 09.01.2013 tarihli ... Gayrimenkul Danışmanlığı Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme uyarınca davalının gayrımenkul danışmanı olarak, müvekkilinin dava dışı ...
Türkiye'den aldığı ... hakkına istinaden ... ilçesi sınırlarında her türlü taşınmaz satımı, kiralanması, pazarlanması, ekspertizi, değiştirme, referans verme, ipotek tesisi ve diğer işlemlerin yapmakla yükümlü olduğunu, davalının 14.11.2013 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, fesihten kısa bir süre sonra rakip ... şirketinden franchise alan bir şirkete ortak olarak ... ilçesi sınırları içinde emlak danışmanlığı faaliyeti yapmaya başladığını, davalının bu şekilde, taraflar arasında sözleşmenin 10. maddesinde yer alan rekabet yasağına aykırı davrandığını, bu nedenle belirlenen cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek,
20.000 USD cezai şart bedelinin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin bir şirkete ortak olduğunu, benzer bir faaliyette bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki 09.01.2013 tarihli sözleşmenin simsarlık sözleşmesi olmadığı, bağımsız müteahitlik sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının tacir, davalının da bağımsız müteahhit olarak sözleşmeyi imzaladığını ve davaya bakmak görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava; taraflar arasındaki gayrımenkul danışmanlık sözleşmesinin feshi nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 4. maddesi ''her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları''nın ticari dava sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Ticari işletmesi olan tacir sayılır. Somut olayda taraflar arasında komisyon sözleşmesi bulunduğu anlaşılmakla beraber davalı tarafın tacir olduğu iddia ve ispat edilememiştir. Ayrıca taraflar arasındaki ilişkinin TTK'nın 4. maddesinde sayılan diğer işlerden olmadığı da sabittir. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/9121, K. 2018/2130, 12 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama