KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/9335 E., 2017/2164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.599 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, cezai şart alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kabulüne yönelik olarak verilen hükmün birleşen 2012/341 E. davada davalı ... vekilince duruşmalı, birleşen davalarda davalılar ve ihbar olunan vekillerince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde birleşen davada davalı ... vekili avukat ... ile ihbar olunan ...
Bankası A.Ş. vekili avukat ... ve asıl ve birleşen davalarda davacı ... vekili avukat ... gelmiş, diğer davalılar tarafından gelen olmadığından, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı arsa sahibi vekili, müvekkili ile yüklenici ... arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek sözleşme uyarınca, müvekkiline verilecek 5 dairenin en geç 31.10.2011 tarihinde teslim edilmesi gerekirken, teslimin henüz gerçekleşmediğini, davalı yüklenicinin taşınmazların bir kısmını tapuda üçüncü kişilere devrettiğini ileri sürerek, davalıya devredilen 1818 ada 3 no'lu parsel ile 17 parselde kayıtlı 3, 4, 6, 7 ve 8 no'lu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, ek sözleşme ile kararlaştırılan 75.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davalarda davacı arsa sahibi vekili, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmeyen yüklenicinin, bazı bağımsız bölümleri davalılara devrettiğini, davalıların iyiniyetli kabul edilemeyeceklerini ileri sürerek, birleşen 2012/340 E. sayılı davada 1818 ada 17 parsel 2 no'lu bağımsız bölümün, birleşen 2012/341 E. sayılı davada 1 ve 5 no'lu bağımsız bölümlerin, birleşen 2012/346 E. sayılı davada 3 no'lu bağımsız bölümün, birleşen 2012/347 E. sayılı davada 4 no'lu bağımsız bölümün, birleşen 2012/348 E. sayılı davada 7 no'lu bağımız bölümün, birleşen 2012/349 E. sayılı davada ise 1818 ada 4 no'lu parselin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili, üçüncü şahıslara sattığı taşınmazların bedelini alamadığından sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getiremediğini, yapılan imalatın bedelinin ve böylelikle hak kazandığı bağımsız bölümlerin tespit edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davalarda davalılar vekilleri, müvekillerinin, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşme ilişkisinden haberdar olmadıklarını, taşınmazları tapu sicilindeki kayda güvenerek iyiniyetle yükleniciden satın aldıklarını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tapuya şerh edilmemiş olduğunu savunarak, birleşen davaların reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davalarda davacı arsa sahibinin, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, bir kısım taşınmazların tapularını yükleniciye devrettiği, arsa sahibine verileceği kararlaştırılan 12 no'lu parseldeki inşaatın seviyesinin halen %2-3 düzeyinde olduğu, 3 no'lu parselde ise inşaata hiç başlanmadığı, yüklenicinin 17 no'lu parseldeki bağımsız bölümlerin bir kısmını ve 4 no'lu parseli birleşen davada davalılara devrettiği, yüklenici, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam olarak yerine getirmediğinden,
ondan temlik alan birleşen davada davalıların, kişisel haklarını arsa sahibine karşı ileri süremeyecekleri, sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihi dikkate alındığında mevcut durum itibariyle ifa olanağının da kalmadığı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshinin koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davalarda dava konusu taşınmazların tüm takyidatlarından arındırılarak davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, asıl davada 75.000,00 TL’nin davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davalarda davalılar vekilleri ile ihbar olunan banka vekili temyiz etmiştir.
1-Birleşen davalarda davalılar vekillerinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davalarda davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İhbar olunan ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava kendisine ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü temyiz etme hakkı sadece davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine davada ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen kararı temyiz etme hakkı yoktur. Ancak mahkemece, usul ve yasaya aykırı olarak, taraf sıfatını almayan dava ihbar olunan kişi hakkında hüküm kurulmuşsa, ihbar olunan hükmün ancak kendisiyle ilgili bölümünü temyiz edebilir. İşbu davada, hükmün, taşınmazların üzerlerindeki ipoteklerin kaldırılmasına ilişkin
kısmının, adı geçen banka aleyhine olduğu anlaşıldığından, bu kısım yönünden hükmü temyiz etme hakkına sahip bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak yükleniciye devredilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile tüm takyidatlarından arındırılarak davacı arsa sahibi adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davalarda yukarıda açıklanan gerekçelerle, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile ipotek ve tüm takyidatlarından arındırılarak, davacı arsa sahibi adına tesciline karar verilmiştir.
Usul hükümlerine göre, davada taraf olmayan gerçek veya tüzel kişi lehine ya da aleyhine hüküm tesis edilmesi mümkün değildir. Bu kural uyarınca dava dilekçesinde, davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi bu durum onu davanın tarafı haline de getirmez. Keza HMK'nun 61 vd. (HUMK'nun 49 vd.) maddeleri gereğince, ihbar olunan kimse davada davalı sıfatını kazanmadığından lehine ve aleyhine hüküm kurulamaz. Bu durum kamu düzeniyle ilgili bulunduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında ihbar olunan ... Bankası A.Ş. lehine ipotek tesis edildiği anlaşılmış olup, adı geçen banka hakkında, usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı halde, lehine tesis edilen ipoteklerin kaldırılmasına karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/9335, K. 2017/2164, 14 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama