KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2015/9355 E., 2017/11538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2017
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Kasa Tarım Plastik Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, müvekkili olan şirketin borçlu şirketle bağlantısı olmadığı halde 04.09.2014 tarihli hacizde müvekkiline ait plastik kasa imal makinesinin haczedildiğini belirterek haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece.
Alanya 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/5470 ve 2014/2397 esas sayılı dosyalarından yapılan hacizler sırasında haczin yapıldığı işyerinin elektrik abonman sözleşmesinin borçlu şirket adına yapıldığının ve işyerinde üretimi yapılan plastik kasalar üzerinde borçlu şirket unvanının yer aldığının belirlendiği, bu nedenle İİK'nun 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesinin borçlu şirket dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, üçüncü kişi konumunda bulunan istihkak iddia eden davacı şirketin mülkiyet karinesinin aksini ispat etmekle yükümlü olduğu, dava dilekçesi ekinde sadece iki adet fatura ibraz edildiği,
faturaların da borçlu şirket tarafından tanzim edildiği, her zaman tanzimi ve temini mümkün olan faturayla mülkiyet karinesinin aksinin ispat edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı 3.kişi vekili temyiz etmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96. maddesine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davalı alacaklı vekilinin karar tarihinden sonra, dava konusu mahcuza ilişkin haczinden vazgeçtiğini beyan ettiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, yargılama giderinin, bu arada avukatlık ücretinin alacak miktarı ile haczedilen taşınır malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden nispi olarak davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmek üzere konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/9355, K. 2017/11538, 26 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama