KÜNYE
23. Hukuk Dairesi 2015/9774 E., 2017/1416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; müvekkili ile davalı kurum arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca 184 adet aracın davalıya kiralandığını, idarece sözleşmenin 13.1.2. maddesi uyarınca fazla mesai ve fazla kilometre yapılmadığını, sözleşme tutarının altında iş gerçekleştiğini 01.02.2013 tarih ve 37.389,69 TL bedelli fatura bedelinin ödenmediğini, denetçiler tarafından yapılan denetimler sonucunda 30.10.2009 – 30.10.2012 tarihleri arasında fazla kilometre ödemesi nedeniyle kamu zararının oluştuğu ve fazla kilometre ödemesi olarak tespit edilen fatura bedelinin yasal mevzuata aykırı olarak talep edildiğini bildirdiklerini, davalıca somut belge sunulmadığı,
şirketin hakedişinden 122.290,98 TL kesinti yapıldığını, anılan kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, itirazının iptaline 100.000,00 TL maddi zarar 150.000,00 TL manevi zararın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin takibe konu ettiği 291.277,21 TL alacağının doğru tespit edildiği, dosyada yapılan ve davacı vekiline ödenen 87.945,70 TL'nin takibe konu edilen anapara tutarında düşülmesi gerektiği, 207.289,46 TL anapara alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüyle itirazın kısmen iptali ile 207.289,46 TL asıl alacak, 21.023,83 TL işlemiş faiz üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Anılan davada sözleşmeye konu araçların sürücülü olarak kiralandığı anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi olup, uyuşmazlığın kiradan kaynaklanmadığı, görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu gözetilerek, Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/9774, K. 2017/1416, 10 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama